Ayşenur Artar: "Estetiğe yönelik keyif veren işler yapmak değil, anlık varoluşları vurgulamak istiyorum."


"Giydirilmiş Bedenler", 130x100cm, Akrilik, 2012

Asosyal,  düşündüğü dilinde, kurallardan hiç hoşlanmayan bir kadın Ayşenur. Ancak yakından tanıyınca sevmeniz mümkün. Resimleri de öyle. İçine girince seviyorsunuz. Neon renkleri ve ruhsallığı dikkatimi çekti.
2008 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 10. Geleneksel Resim Yarışması birinciliğini kazanarak "Bahriye Ressamı" ödülünün sahibi olan Ayşenur Artar ile son çalışmaları "Giydirilmiş Bedenleri" konuştuk:

Bu çarpıcı renkler ve asık suratlarla ne anlatmak istiyorsun?
Hiçbir şey anlatma derdinde değilim. Sadece görebilen gözler fark etsin yeter bana. Bakıp görebilen, geçip gitmeyen… Korkularına rağmen kendi içine cesaretle bakabilen gözler benim hedeflediğim. Daha doğrusu duygular. Günümüzde duygular az geliyor. Ezbere yaşıyoruz. Sistemin getirdiği tek tip insan olma çabası içinde kendimizi kaybediyoruz. Ruhsuzlaşıyoruz. İfadelerdeki kaosa ve yokoluşa rağmen desenlerimdeki renkler coşkuyu, duyguları yansıtıyor. Yenilgiler, ihtiyaçlar, insanın yalnızlığı bilinçaltı, bilinç üstü durumları ve deneyimlerin izleri kalıyor…  Canlı renkler olumsuz etkileri dönüştürüyor…
"Giydirilmiş Bedenler", 120x100cm., Akrilik, 2011

Duygular az geliyor ne demek?
Duygular kapalı. Yaşayamıyoruz duygularımızı. Algılarımız bile yönlendirilmiş. Her insanın korkuları vardır. Bunlarla uğraşırken cesaret gerek... Son cevapları bilmese, yanlış olabileceğini bilse de… İnsanın kendi olabilme, kendine güvenme cesareti, yaşaması, sevmesi ve yaratmasıdır. Güzel  eserler yaratmak, hayal etmek, düşlemek...

Eserlerini ortaya çıkarırken yaşadığın baskın duygular nedir?
Sürekli ve sabırla çalışıyorum. Oldukça fazla bir iç çatışma, bireysel farkındalık, yaşamımda özgürlük düzeyi elde etme gerçeği… Yaşamı inceliyorum resimlerimde. Bu süreçte yaşadığım iç çatışmalardan bir eser açığa çıkıyor. Estetiğe yönelik keyif veren işler yapmak değil, anlık varoluşları vurgulamak istiyorum. 

Güzellik çağımızda bu kadar önemseniyor, yüceltiliyorken onu nasıl yadsıyabiliyorsunuz?
Güzel olmak değil, içinden geldiği gibi olmak değerli.

Siz öyle mi yaşıyorsunuz ?
Bilmem. Gönül gözüme teslimim. 

Sanat nedir? Hayatın neresinde olmalıdır?
Sanat kavramlardan yola çıkılarak yapılabilecek bir şey değil. Sanat ancak kendisince anlatılabilir olarak geliyor..

İnsanımız bunun farkında mı?
Genelde farkında olmadan yaşıyoruz. Sistem bizi robotlaştırdı. Bu nedenle  hem varız ama hem de yokuz. 

İstanbul hakkında ne hissediyorsun?
Kaosu ve çok renkliliğiyle İstanbul’u seviyorum. Eski sokaklarını, mahallelerini. Eski dokuyu seviyorum. 

İstanbul’u beş duyunla tanımlayabilir misin?
Minareler, sahilden yukarı doğru vuran denizin kokusu, bozanın tadı, martıların sesi, güvercinlere atılan yemler, kilise çanları, ezan sesleri… 



Yoga yapıyorsunuz bildiğim kadarıyla... 
Hintli bilge Rajneesh’in bir lafını çok severim: “Varoluşun bir amacı yoktur. Yalnızca bir yolculuktur. Hayattaki yolculuk o kadar güzeldir ki, hedefi kim düşünür?” Yoganın amacı karmakarışık zihne sadelik, basitlik getirmektir. Yoga da bir sanattır. İnsan ruhuyla temasa geçebilen  bir sanat... Şifa sanatı.


"Kavuşma" 120x100cm. Akrilik, 2010

Ayşenur Artar
İstanbul’da doğan sanatçının çocukluk döneminden itibaren biçimlenen resim ilgisi lise yıllarında tutkuya dönüştü. Hocalarıyla usta çırak mantığında atölye çalışmalarına devam ederek öğrenmeyi sürdürdü.  Resmi bir yaşam biçimi olarak seçti ve bütün zamanını ona adadı. Duygu ve sezgilerini öne çıkararak yaptığı resimlerde insanın yalnızlığını, bilinçaltı, bilinçüstü hallerini ve deneyimlerini nesnelere dönüştürdü. Son işlerine koyduğu isim "Giydirilmiş Bedenler". İmgeler cisim haline dönüşüyor, varlıklar kostümlere indirgenmiş...  Giysinin yokettiği  bedenleri resmeden sanatçı  dış koşullandırmalarla şekillenmiş  sahte kimlikleri vurguluyor. UPSD Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği ve Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği üyesi sanatçı çalışmalarını Feneryolu’nda kendi atölyesinde sürdürüyor. 

Karma Sergileri:
2000 Deniz Müzesi Galerisi, Beşiktaş
2004 Temora Sanat Galerisi, Şişli
2007 Kültür Bakanlığı 7. Şefik Bursalı Resim Yarışması Sergisi, Ankara
2007 Yeminli Mali Müşavirler Sanat Platformu, Beyoğlu
2007 Beykoz Belediyesi  Resim Yarışması Sergisi
2007 Epsilon Sanat Evi, Kadıköy
2008 Deniz Kuvvetleri  Komutanlığı  10.Geleneksel Resim Yarışması Birincisi
(Bahriye Ressamı Ödülü)
2008 3.Çanakkale Resim Yarışması Sergisi
2009 4. Çanakkale Resim Yarışması Sergisi
2010 Artworld Association International Exhibition , Antwerpen-Belçika
2012 “Kadın Vardır” Karma Sergisi,  İstanbul Kültür Üniversitesi 


Kişisel Sergileri:
2009 “Yüzler, Gözler, Bizler” Anka Sanat Galerisi, Kızıltoprak
2009 “Figürler“ Tılsım Sanatevi, Bodrum
2010 “İnsanlık Halleri” Doruk Sanat Galerisi, Tophane
2010 “Bahriye Ressamı” Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Askeri Müze, Harbiye

www.aysenurartar.com
aysenurartar.blogspot.com

Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara