Nazan Azeri: "Sanat insanın varlıkla, varolanla hesaplaşmasıdır..."

"Örtemeyen" Annemin Gelinliği-2008
Ne var Nazan’ın resimlerinde? İnsanoğlu atılmış bu dünyaya. Neden? Bilemiyoruz. Anlamsız. Bu dünyaya insanın gelmesi anlamsız, yaşaması anlamsız, ölümü de anlamsız. Ve tanrı oyun oynamış, böyle atmış insanı bu dünyaya, eksik bir varlık olarak koymuş. İnsan birşeyler bulmuş, kendine göre teselliler bulmuş, yaratmış. Ama sonunda zaman öyle büyük bir kasırga ki bir çok şeyi alıp götürüyor. İnsanı, yıpranmanın, yokluğa gidişin karşısına koyuyor…ve insan yarattığı eserlerin bir yerde yıpranması ve yokluğa gitmesine karşı koyamıyor. İnsan orada derin bir hüzün duyuyor , acı ve üzüntü duyuyor içinde… 20. yy. felsefesi bu acının ifadesidir, sanatı da bu acının ifadesidir. Yaptıkların da bu acının ifadesidir. Bunları tek kelime ile söylersek, bunlar ekzistansiyel görünüşlerdir. İnsanın varlıkta, varlıkla olan iletişimde içinde duyduğu acının, hüznün bunlar… bir ifadesidir. Yani ben gittim, bunları gördüm, ne güzel ne hoş diyemiyor.  Ahh ne güzel sarılayım bunlara diyemiyor insan. Böyle bir anlayışla bu resmin karşısına geçilmez. Bu eserlerin karşısında düşünme payı olan bir insanın olması lazım. Efendim ben gittim resimleri gördüm ne kadar güzel, hoş. Bu anlayışla bu resmin karşısına geçilmez. Bu resim insanı hüzne sevkeder. Bu resimlerde bir hüzün, bir drama var. İnsanın draması var bu resimde.” 

Prof. Dr. İsmail Tunalı 2008’de hangi resimlerinize bakıyordu size bunları söylerken?
NA: "Örtemeyen" isimli  resimlerime  ve “Annemin Gelinliği” isimli video çalışmama baktığı zaman  söylemişti  o sözleri. Daha sonra da o çalışmalarım üzerine bir yazı yazdı. “Nazan Azeri, sanatı üzerine söyleşiler ve yazılar" isimli kitapçıkta da yayınlandı o yazı.
"Örtüsüz" 2010
Sanatın çağımızdaki yeri nedir?  10-50-100 yıl öncesindeki yeri neydi size göre? 
NA:  Bir yapıt,  portre  de  olsa, aynı zamanda bir evren algısıdır. Sanat  insanın varlıkla, varolanla hesaplaşmasıdır ve bu hesaplaşma çağın sosyal-ekonomik- bilimsel-teknik değişimleri ile de yakından ilgilidir.

Sanat ve Çocuk nasıl buluşturulmalı sizce? Eğitimde nelere yer verilmeli?
Çok fazla sıkmadan ve fazla müdahale etmeden... Her yaşa göre de değişir. Her çocuk resim yapar ve  dolaysızca kendini ifade eder. Yaşa göre de değişir tabii ki.  Düşünce, algı ve hayalgücü  ufkunu geliştirir. Bu imkan her çocuğa verilmeli..

"Örtüsüz Karalamalar"
Toplumumuzun sanata mesafesi nasıl kapatılabilir? Uygulanmasına fırsat tanınsaydı önerileriniz olabilir miydi?
NA: Bazı kesimlerde sanat üzerine baskıcı bir tutum sözkonusu.. Ülkeyi şu an yönetir durumda olanlarda özellikle. Dini bir takım referanslarla “ucube” olarak görüyorlarsa da, Osmanlı döneminde, İran'da,  islamın olduğu yerlerde de vakti zamanında sanat hep vardı. Sanat doğu toplumlarında kitap içlerinde, halılarda, dini mekanlarda,  camaltı resimlerinde varlığını sürdürmüştür.
Sanatın galerilerde izlenmesi, son 100 yıla ait bir olay. Ayrıca alışkanlğın yanı sıra, sanat, ekonomik zenginlikle ilgili de bir durum. Evini geçindirme sorunu olan birilerinin sanata ayıracak zamanı da olmaz.
"Annemin Gelinliği" 
İstanbul’a dair bir hayal projeniz var mı? Paylaşmak ister misiniz? 
NA: Hayır yok..  İstanbul, bu yapılaşma ve orman katliamı ile zıvanadan çıkmış bir rant alanı haline getirildi ve herkesin bunda suç ortaklığı var. Bu tacizci  binaları yapanların da, buralardan yer alalım, rant devşirelim diyen, buna itiraz etmeyen herkesin de…
  
İstanbul’u beş duyunuzla tarif eder misiniz?
NA: Korna gürültüsü, martı sesi.. Deniz ve tuvalet kokusu, ter kokusu…. Deniz çırpıntısı ve reklam afişleri,   yokuşlar…  Para ve deniz suyu dokunuşu,  bahçe duvarları dokusu…Oldukça azalsa da balık tadı ve rakı tadı..

www.nazanazeri.com.tr
Asfalt Art Gallery Kadıköy’deki ender sergi mekanlarından biri… Hangi sanatçıların çalışmalarına yer veriliyor, verilecek? İlgi ne durumda?

NA: Asfalt’ı   geçen yıl açtık ve  dört serginin yanı sıra 12 de söyleşi yaptık ilk yıl. Anadolu yakası, yüksek  sayıda sanatçının yaşadığı ve iki güzel sanatlar fakültesinin bulunduğu bir mekan. Fakat sanatın izlenmesi açısından yeterli değildi. Biz de Kadıköy'deki mekanlar olarak birleşip ilk olarak geçen sezon İkametgah Kadıköy sergilerini başlattık. Bu sezon da ilk sergimizi 7 Kasım'da yine İkametgah Kadıköy II ile açıyoruz.
Bizim geçen yıl söyleşilerimiz yoğun bir katılımla izlendi. İkametgah Kadıköy sergileri önemli bir ses getirdi ve ciddi bir izleyici artışı oldu. Asfalt çağdaş sanata, eski ve yeni kuşakları bir araya getirmeye, nitelikli sergiler gerçekleştirmeye  önem veriyor. Nitelikli genç kuşakları hem sergileme anlamında  destek oluyor ve ayrıca  gerçekleştirdiği söyleşilerle, sanat alanını düşünsel düzlemde de beslemeyi amaçlıyor.

Asfalt Sanat Galerisi - Bahariye
İkametgah Kadıköy II’de neler yapacaksınız?
NA: Bu sene İkametgah Kadıköy'e yeni katılan mekanlar oldu. Bunların bir kısmı yeni açılmış galeriler ve yanı sıra, tasarım atölyeleri,  Almanya'dan bir rezidans vs…  Toplam katılan mekan sayısı 10'u geçiyor bu yıl.  Bu yıl farklı olarak çeşitli atölye çalışmaları, çocuklarla atölye çalışması, sokak performansları gerçekleşecek.  Vimeoda ve Facebook'ta bir teaser yayınladık. İkametgah Kadıköy II'ye katılan tüm mekanları İkametgah Kadıköy sayfasından ve Asfalt Sanat Galeri'sinin Facebook sayfasından görmek mümkün. Ayrıca bir  etkinlik programı ve bir e-katalog hazırlıyoruz. Tüm program takvimi ve katılan sanatçılar yer alacak. Katalogda her sanatçının birer çalışmasına yer verdik. İkametgah Kadıköy II Sergileri, 7 Kasım - 9 Aralık 2012 arasında açık olacak.

Asfalt'ın sergisinde 13 sanatçı yer alıyor: Tomur Atagök, Nevhiz Tanyeli, Nur Koçak, Serkan Yüksel, Melike Kılıç, Nazan Azeri, Lebriz Rona, Murat Germen, Ayşe Yaltırım, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Ergin Asyalı, Beyza Boynudelik, Fulya Çetin.

Ayşegül Sönmez  eski bir Kadıköylü olarak  “Kadıköy Karşı mıdır?” üzerine bir söyleşi yapacak.

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara