Yeniyıl hediyeniz "unique" olsun istiyorsanız sevdiğiniz için bir ekslibris yaptırın...

Yılbaşılarını severim. Yeni bir yıl, yeni heyecan ve yeni başlangıçlar vaadettiği için. Belki de yılbaşı hediyesi almayı sevdiğim için...

Yoksul çiftin yılbaşı hikayesi gelir aklıma hep. Kocasına saat zinciri almak için çok sevdiği saçlarını kestirip satan kadın ve karısına güzelim saçlarını tarayabilmesi için saatini satıp tarak alan adamın aşk hikayesi...

Gerçi artık yılbaşılarında kar yağmıyor ama ben hep karlar içindeki yeni yıl kartlarına bakmaya bayılıyorum. Çocuk ruhum kırmızı kokina çiçeklerini, yılbaşı süslerini, hediye paketlerini, kurdelaları, çam ağacı ışıklarını, karlı yılbaşı kartlarını, kestaneli hindiyi, şenlikli sokak süslemelerini seviyor... Hediye paketlerini içinde ne olabileceğini hayal ederek yavaş yavaş açmak, kurdelalarını çözmek... Yılbaşı süslemelerinin verdiği yaşam sevinci içinde dükkanları dolaşmak, sevdiklerime hediyeler seçmek. Ruhlarına, yeni yıl "mood"larına uygun "unique" şeyler...



Bu yıl ekslibris hediye etmek geliyor içimden... Birileri beni düşünüp adıma bir ekslibris yaptırsa hiç fena olmaz hani! Düşünsenize bir sanatçının size özel bir ekslibris tasarladığını... Orijinalini çerçeveletip duvarınıza asarsınız, tıpkıbasımlarını da en sevdiğiniz kitapların iç kapaklarına yapıştırırsınız... Ne müthiş bir keyif... Ama ancak sizi seven, çok iyi tanıyan birinin organize edebileceği bir şey bu. Kişilik özellikleriniz, meraklarınız, değerleriniz, sevdikleriniz, önemsedikleriniz sanatçıya öyle güzel ve doğru aktarılmış olacak ki bu verilerden bir ekslibris yaratabilsin...

Ekslibris ne mi demek? Daha önceki yazılarımda geniş olarak yer vermiştim, isterseniz  okumak için burayı tıklayın. Bugün üç ekslibris sanatçısından örnekler vermek istiyorum: Hasip Pektaş, Ayşen Erte ve Esra Kizir Gökçen.

Hasip Pektaş'ın Can Soyer için yaptığı ekslibris


Hasip Pektaş'a Can Soyer'in bir yakını tarafından sipariş edilen ekslibrise baktığınızda onun yaşam biçimini, sevdiklerini ve tercih ettiklerini görebiliyorsunuz... Freddy Mercury, Nazım Hikmet, zeybek, Sol gazetesi... Bir de siz bakın.. Neler görüyorsunuz başka?

Şimdi kendinizinkini ya da sevgilinizinkini düşünün nasıl olmasını isterdiniz?

İflah olmaz bir romantik olduğumdan bana yapılacak bir ekslibriste mutlaka suluboya begonviller, deniz ve gökkuşağı olsun isterdim. Beyaz bir yelkenli, kitaplar arasına iliştirilmiş kızımın pişirdiği çikolatalı pay ve ince belli bardakta çay... Sizinkinde neler olurdu?



Esra Kizir Gökçen'in Mustafa Ürgen ekslibrisi.
Eşi Ayşe Gürgen  tarafından sipariş edilmiş.


Esra Kizir Gökçen'in ekslibrislerinde özgün baskının güzelliğini keyifle izleyebilirsiniz. Esra ekslibrislerinin fotoğraflarını bana yollarken hikayelerini de eklemiş: "Mustafa Ürgen Beyefendi için yaptığım bu çalışma eşinin kendisine doğum günü hediyesiydi. Ayşe Hanım, eşi ile ilgili pek çok bilgi verdi, kısaca hayatlarındaki önemli unsurlardan ve nelerden keyif aldıklarından bahsetti. Kendileri için yaptığım üç farklı eskiz çalışmasından seçtiği bu deseni kalıp haline getirip istediği sayıda bastım ve kalıbı da tekrar basılamayacak halde çerçeveleyerek teslim ettim. Sipariş ile yaptığım işler içinde en sevdiğim çalışmadır. Sanata hayatının içinde yer veren ve bu üretimin en az benim kadar keyfini çıkaran bu aileyle karşılaştığıma çok mutluyum. Blogunda yaptığı sanat söyleşileri ile aslında gerçek bir toplum hizmeti veren ve bu sayede müşterim Ayşe Ürgen ile tanışmamıza vesile olan sevgili Ayşe Gülay Hakyemez’e teşekkürler!"


Esra Kizir Gökçen'in Rüya bebek için yaptığı eklibris  ona Çin'de düzenlenen San Min Cup 2011 mansiyon ödülünü kazandırmış: "Rüya bebek, uzun bir aradan sonra kucağıma alıp koklama şansım olan ilk bebekti. Bebeklerin cennet gibi koktuğu söylenir, gerçekten minik bir canı kucağınıza alıp nefes alışını izlemek bile insanın tadabileceği en güzel duygulardan biri olsa gerek. Cennet kokulu Rüya bebeği gördükten kısa bir süre sonra çizdiğim desen ondan başkasına ithaf edilemezdi… İki sevgili dostumun kızı Rüya Kendiroğlu için yaptığım bu exlibris bana Çin’de düzenlenen San Min Cup 2011’de mansiyon ödülü kazandırdı. Bebekler şansıyla doğar derler, bana getirdiği şans gibi onun da ömür boyu şansı bol olsun…"





Bir başka ekslibris hikayesi daha var Esra Kizir Gökçen'in: "Çocukluk hikayelerini dinlerken çok etkilendiğim kayınvalidem Sevgi Gökçen için yaptığım exlibris. Çocukluğunda ulu çamların altındaki bağ evinin bahçesinde, çiçek tarlalarının arasında dolaşan tavus kuşlarını babaannesinin nasıl beslediğini anlattığında düşgücümü tetiklemişti. Bu öyküleri dinledikten uzun zaman sonra desen çalışırken birden beliriveren bu desen, kayınvalidem için çok özel bir hediyeye dönüştü. 


Ekslibris'in ilginç ve özgün bir yılbaşı hediyesi olduğunu düşünüyorsanız muhtemelen resim, heykel, fotoğraf, gravür hediye etmek de size yakın gelecektir. Fikir, yaratıcılık, emek, sanat içerikli hediyeler almanız dileğiyle mutlu yıllar diliyorum...

Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara