Bakır nefesliler beşlisi Golden Horn Brass, festival ve özel konserlerin coşkulu müziği



Golden Horn Brass bir bakır nefesliler beşlisi... Grubun kurucusu ve iletişimcisi Begüm Azimzade. Tanıdığım kadarıyla soyadının hakkını veren, disiplinli, yetenekli ve çalışkan bir müzisyen. Grubu ile üç sene önce tanışmıştım. Sürekli takip ediyor ve yeni haberlerini alıyorum başarıları hakkında... Sizlerle de tanıştırmak istedim... 

Grubunuz ne zaman ve nasıl kuruldu?
2004 yılının Temmuz ayında kuruldu. Özel orkestralar kapanmaya ve sponsorlar desteklerini çekmeye başladığı bir dönemdi. Bizden önce denenmiş ancak yürütülememiş gruplar vardı. Çok yakın arkadaşlarıma götürdüğüm teklifle başladı. Hepsi gönüllü olarak kabul ettiler ve bu şekilde başladık.


Repertuarınızı nasıl oluşturdunuz?
Önce elimizdeki notaları okuduk. Kendimize en yakın hissettiklerimizi, çalarken eğlendiğimiz parçaları seçtik. Sonra  değişik kaynaklarla ve yurtdışında yaşayan arkadaşlarımıza verdiğimiz yeni nota siparişleriyle repertuvarımızı genişlettik. Doğru aranjeyi bulabilmek adına çok kaynaktan çok fazla müzik dinledik..

Enstrümanlarınızdan bahseder misiniz? Hep beşli mi çalıyorsunuz? Başka enstrümanların da katıldığı oluyor mu?
Grup toplamda beş kişiden oluşuyor. Bazı özel konseptli konserlerde vurmalı sazlar da eklediğimiz oluyor. 
İki  arkadaşımız bazı özel konserlerde bize dansları ile eşlik ediyor. Hatta yeni projemiz gruba vokal de eklemek. Grupta iki trompet, korno, tuba ve trombon var. Hepsi hayvan boynuzdan türemiş ve modernize olmuş halleriyle bakır nefesli enstrümanlar.

Müziğiniz coşkulu ve yüksek volümlü bir müzik. Nerelerde konserler veriyorsunuz?
Muziğimiz dediğiniz gibi coşkulu ve yüksek volümlü ancak bu dinleyeni yoracak şiddette değil. Konserlerimiz genelde kültür merkezlerinde ve büyük konser salonlarında oluyor. Ancak diğer enstrümanlara göre hiçbir ses tesisatına ihtiyacımız olmadan açık havada da konser verebiliyoruz. Büyük ulusal ve uluslararası festivallerde  de yer aldık. Kongre açılışlarında, büyük organizasyonlarda, özel etkinliklerde ve sosyal sorumluluk projelerinde (Doğa İçin Çal, Alzheimer Vakfı özel etkinliği gibi) de yer aldık.


Grup üyesi müzisyenlerin İstanbul’u beş duyularıyla tanımlamalarını istesem?
Begüm Azimzade: mistik, Kapalıçarşı, Boğaz, Pier Loti
Elmar Azimzade: ezan sesi, vapur sesi, boza, yağmur, Boğaz, balık-ekmek kokusu, Haliç, trafik
Dilan İlhan: deniz kokusu, vapur sesi, tarih ve plazaların görüntüsü, simit, toplu taşıma araçları
Julian Lupu: trafik, kozmopolit ortamlar, tarihi camiler, festivallerin merkezi
Yoshi Murakami: harika yemekler, boğaz görüntüsü, sıcak insanlar, rakı, meyveler

İstanbul için bir hayal projeniz var mı?
Aya İrini içinde tüm sokak müzisyenlerinin etnik müziklerinin bizim enstrümanlarımızda birleştiği bir konser hayal ediyorum…

Benim yerimde olsanız kendinize ne sorardınız?
Bu kadar çabalıyorsunuz konser peşinde koşuyorsunuz hak ettiğiniz yerde olduğunuza inanıyor musunuz? diye sorardım.

İlginç konser anılarınızdan bahseder misiniz?
İki ilginç anımız var:
Uluslararası Mersin Kültür ve Sanat Festivali konserimiz sırasında Mersin İdman Yurdu birinci lige çıkmıştı. Konser bitiminde hepimize logolu atkıları takıldı, kutlama yapıldı..

Kaş Festivali’ndeki konserimizin bitiminde ise kaymakama mikrofon uzatıldığında konuşması bizi çok şaşırtıp  gülümsetmişti. “Bir gece önceki konserde çok uyumuştuk bu gece de öyle olacağını düşünmüştük ancak çok beğendim ve eğlendim. Seneye tekrar bekliyoruz..” demişti.
  
İlk konseriniz neredeydi?
İlk konserimiz İtalyan Kültür Merkezi’ndeydi. İlk şehirdışı konserimiz de Afyon’da olmuştu…

Önümüzdeki günlerin programı nedir?
12 Mart’da      Tv8’in  “Bir ses bir nefes” programına konuk oluyoruz.
13 Mart’da      Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Oditoryumu’nda
11 Nisan’da    Caddebostan Kültür Merkezi’nde
12 Nisan’da    Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda
13 Nisan’da    Başakşehir Kültür Merkezi’nde
15 Nisan’da    Eskişehir Senfoni Konser Salonu’nda
21 Nisan’da    Fulya Sanat – Şehrazat’da
6  Mayıs’ta       Karşıyaka Tiyatro ve Opera Sahnesi’nde konserlerimiz olacak.

Dünyanın neresinde ve kimlerle birlikte çalmak isterdiniz?
German Brass, Mnozil Brass, Canadian Brass gibi bizim alanımızda ünlü gruplarla ses getirecek bir projede yer almak ve konser vermek isterdik. Yer önemli değil ama Carnegie Hall ya da Berlin Filarmoni'de konser vermek hiç fena olmazdı… 

Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara