Lokomotif'in Kabakoz'daki Sanat Rezidansı... Bir kütüğün heykele dönüşümü... Sanatçılar, sanatseverler, doğaseverler ve çocukları...

Taylan Akdağ'ın resmi çocukların doğadan
topladıklarının arasında..

Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği 13 - 14 Nisan Cumartesi ve Pazar günleri Şile Kabakoz'daki İstanbul Kamp'ta bir Sanat Rezidansı gerçekleştirdi.

Derneğin heykeltraş, ressam,dans, fotoğraf sanatçısı üyeleri ile sanatsever üyeleri ve "Doğada Sanat" etkinliğini izlemeye gelen eğitimci, iletişimci, hukukçu, reklamcı, bilgiişlemci, turizmci doğaseverler ve çocukları hep birarada harika bir haftasonu geçirdik.

İstanbul Kamp çok az tesisin sahip olduğu bir vizyonla deniz kenarındaki doğa ile uyumlu, sakin, mutevazı ve samimi mekanını sanata ve sanatçılara açtı.

Sanatı yoksayan ya da sanatın bir toplumu vareden değerlerinden biri olduğunun farkında olmayan kesimlere örnek oluşturmalarını diliyorum.

Cumartesi günü sabahın dokuzunda giriş yaptığımız İstanbul Kamp'ın denize nazır mekanına yerleşir yerleşmez sahile koştuk. Güneşli bir gündü. İçimiz ısındı ilk andan itibaren. Gece yarısı yağmursuz gök gürültüleriyle sıcak odalarımızda derin uyuduk. Ertesi gün hava kapalı ve serindi... Ama ne gam! Herkes üretiminin peşindeydi. Resim, heykel, fotoğraf, dans, okuma, yazma, müzik, doğa yürüyüşü, yoga... Şehrin kaosundan, dönüşümünden, yapaylığından uzakta...


Gerçeküstü avangard resim ve heykelleriyle tanıdığımız Kerem Ağralıgil, doğada sanat organizasyonlarıyla dikkat çeken Atmosfer Sanat'ın yaratıcısı Taylan Akdağ, ışık ve yansımalarını fotoğraflarında soyut resimlere dönüştüren fotoğraf sanatçısı Emine Akbucak, modern dansın genç ve cesur temsilcisi Gonca Gümüşayak ve hepimizi dinamik ve samimi girişimci ruhuyla biraraya getirmeyi başaran Lokomotif Kültür ve Sanat Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanı sevgili dostum Jülide Bigat ve derneğin kurucu yönetim kurulu üyelerinden bendeniz Ayşe Gülay Hakyemez ve ressam Serhat Koçak hep birlikte, bu haftasonu, yaşamımızı anlamlandıran güzel deneyimlerden birini yaşadık. Hatıralarımızda yerini alacak...

Çocukların doğayı hisset dansı... Dansçı Gonca Gümüşayak ile...

Kerem ve Taylan sahilde buldukları devasa bir kütüğü iplerle bağlayıp kamp alanına kadar çektiler. Üzerine yer yer bakır levhalar yerleştirdiler. Güneşin altında alev alev parlayan bu incecik bakır levhaları tahta çekiçlerle ufak darbelerle şekillendirdiler.  Fırtınada kimbilir ne zaman yıkılıp sahilde çürümeyi bekleyen bir ağaç gövdesinin kaderi değişti bir anda! Bir dönüşüm yaşamaya başladı. İki gün boyunca iki heykeltraş önce tasarladı sonra uygulamaya geçti ve ayağa kaldırdı bu koca kütüğü.. İstanbul Kamp'ın değerli sahibi doğa sporcusu ve Kabakoz Köyü muhtarı Murat Tonbul'un da desteğiyle!

O bir sanat eseri, bir heykeldi artık ve İstanbul Kamp'ın girişinde doğaseverleri selamlayacaktı bundan böyle! Açılış alkışlarla, Gonca Gümüşayak'ın doğaçlama dansıyla yapıldı. Kendisini izleyenler arasında şahane web sitesi "İstanbul for Kids"in yaratıcısı Pemi Melamet de vardı...

Fotoğraf: Emine Akbucak

Fotoğraf sanatçısı Emine Akbucak'ın sahilde bir kenarda heykel olmayı bekleyen bakır levhalar üzerindeki yansımaları keşfedip fotoğraflaması ise bir başka sanat olayına dönüşüvermişti. Bir soyut resim serisi oluşturdu çektiği fotoğraflarla. Bizlerle paylaştığında hepimiz hayran kaldık. Eminiz yakında bu seriden bir sergi oluşur...

Lokomotif'in "Doğada Sanat" tecrübesini izlemeye gelen ailelerin güzel isimli çocukları Defne, Doğa, Demir, Lal, Deniz ve Kaya'nın doğadan topladıkları dallar, taşlar, dikenler, ağaç kabuğu ve boyalarla günün sonunda yarattıkları görülmeye değerdi... Bakir beyinleri ve müdaheleden hoşlanmayan resim ve yerleştirme yetenekleriyle özgürce  çalıştılar... Ne güzel resimler, yerleştirme ve kolajlar yaptılar! Ve güne imzalarını atıverdiler olanca heyecanları ve doğallıklarıyla...

Herkes mutluydu. Değişik bir deneyim yaşadık beraberce. Bir başka "Doğada Sanat" etkinliğinde biraraya gelmeyi umarak... Sevgiyle!

Deniz Koncavar'dan (7) bir yerleştirme


Defne Farsakoğlu'nun (9) kolajına bakın hele!
Soldaki insan değil evmiş.. ve bahçeye düşen gölgesi...
Enstallasyon Lal Melamet'in (6)

Yorumlar

Mahmutun güncesi dedi ki…
Bayıldım.Fotoğrafları izlerken kareler içindeki mutluluğu bana da geçirdiniz.Sanatın içinde olduğu her şey farklı bir güzelliğe sahip oluyor.
İlginize teşekkür ederim. Sevgiyle,

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara