Yaprak Eldem: "...zorlayıcı dönemlerin bir sınırı olduğunu bilmek, ne zaman rüzgarın daha iyi esebileceğine dair ipuçlarına ulaşmak astrolojiyi hayatımdaki en önemli kaynak haline getirdi."


Yaprak Eldem sohbetinden zevk aldığım çok yönlü bir arkadaşım.. Onu sizinle tanıştırmak istememin bir sürü nedeni var. Ama biri oldukça ilginizi çekecek eminim. Yaprak Eldem astrolojiyle yakından ve derinden ilgileniyor yıllardır... Yazdığı kitaplarda ve yaşamında bu bilgisinden de olabildiğince faydalanıyor.. Röportajımız hoşunuza gidecek....


Alışılmış bir başlangıç yerine sözü önce sana versem, astrolojiyle ilgili kendine soracağın ilk soru ne olurdu? 
Duyduğum hem en garip hem en sık soru “Burçlara inanıyor musun”; önce bunu sorardım herhalde: “astrolojiyle ilgili sorulan en tuhaf soru ne” derdim. Bu soruyu her duyduğumda içimden yüz bin karşı soru geçiyor: Peki ya sen tıbba inanıyor musun, fiziğe-kimyaya-matematiğe inanıyor musun?... Ortada herhangi bir disiplin varsa biz onunla ilgileniriz ya da ilgimizi çekmez; ama söz konusu olan inanç değildir. Kuralları, tezleri- hipotezleri, dayanakları vs. olan bir disiplin; inanmak bunun neresine düşüyor bilmiyorum. Yüzyıllarca astronomi ve astroloji birleşik tek bir bilim dalıymış; sonradan ayrılmış. 

Dolayısıyla ben bilim dallarından bazılarına ilgi duyuyorum, bazıları ilgimi çekmiyor; ama onlara inanç veya inançsızlık anlamlı bir duygu değil benim için. Pop horoskop yorumlarının astrolojiyi aşağı çektiği kesin: “burcun ne?” diye bir soru da anlamlı değil benim için. Astroloji insanın kişiliğiyle ilgili yorumu, doğduğu an gökyüzündeki bütün gökcisimlerinin konumları ve birbirleriyle ilişkileri üzerinden yaparken, burcun ne diye sorduğunuzda koskoca bir gökyüzü haritasının içinde sadece bir tek cismini dikkate almış oluyorsunuz. Yalnızca doğduğu gün Güneş’in konumunu bilmeye dayanan bu bilgi bizi kişiyle ilgili çok az şey tahmin etmeye götürür ki bir sürü kişinin “bana uymuyor, olur mu öyle şey” demesinin altında da bu yatar. 

Sen astrolojiyi nasıl tanımlardın; astroloji ne sence? 
Astroloji, bir çeşit hava durumu sunan rehber. Referans kaynağı. Belli bir andaki gökyüzünün yaratabileceği etkileri haber veriyor. Yağmur yağabilir, fırtına olabilir veya çok sıcak olabilir diyor. Örneğin siz söz konusu anda açık havada maça çıkacaksanız bu bilgiyi dikkate olarak oyununuzu oynayabiliyorsunuz. Size maçta kazanırsın- kaybedersin diyen bir rehber değil; “hava koşullarına göre oyna” diyen bir yol gösterici.

Bir başka tanımla astroloji, gökyüzündeki tüm cisimlerin dünyaya uyguladıkları çekim kuvvetlerinin sonucunu ele alan, bunların fiziksel özellikleriyle değil, yaşam üzerindeki etkileriyle ilgilenen bir disiplin. Doğanın kurallarıyla birlikte akmayı öneriyor size. Vücudunuzun en büyük bölümü su. Gökcisimlerinin de suya etki ettiğini düşünün. Tepkilerinizi, duygu ve düşüncelerinizi etkiliyorlar; etrafınızda içinde su bulunan her şeye etki ederek hayatınızda başka bir faktör oluşturuyorlar. Bu etkilerin binlerce yıllık istatistiğini kullanıyor astroloji.

“Bu bilimdir veya bilimdışıdır” gibi bir yaklaşıma alabildiğine uza
k olduğum, yalnızca kendi algılayabildikleri ve o anki verileriyle bilebildiklerine cici, bunu yapamadıklarına kötü demeye “işte gerçek dogmatizm” adını verdiğim için “astroloji bir bilimdir” veya “değildir” cümlesi kurmam. Astroloji, şu ana dek tanıştığım en sağlam rehberdir derim o kadar.

Asıl mesleğin nedir?
Ben yönetim danışmanıyım. Yeniden yapılanma, verimlilik arttırma, stratejik gelişim gibi alanlarda süreç tasarımı ve uygulamaları yapıyor, tepe yönetim rehberliği yapıyorum.


Astrolojiyle nasıl tanıştınız peki? 
Astrolojiyle gerçek anlamda yakınlık kurma, yani onu öğrenmeye çalışma, yüzde doksan yaşamın zorlayıcı bir döneminden geçerken oluyor. Her şeyin düzeleceğine inanmaya o kadar ihtiyaç duyuyorsunuz ki bunu size söyleyebilecek bir araç arıyorsunuz. ‘Fal’ denilen şeyler eğlenceli olsa da, sizi ikna etmekten uzak; dolayısıyla yaranıza pansuman olarak kullanamayanlardansanız, astrolojinin içine balıklama atlıyorsunuz. 

Benim de öyle oldu. Astrolojiyi öğrenerek, astroloji çalışarak iyileştim böyle bir dönemimde. Beni zorlayan şeylerin açıklamalarını buldukça da daha çok bağlandım. Zorlukların yaşanabileceği dönemleri de tarif ediyordu, iyi dönemleri de. Ve benim yaşamımdaki tarihlere ve olaylara bire bir uyan şeyler bulmuştum. Dolayısıyla zorlayıcı dönemlerin bir sınırı olduğunu bilmek, ne zaman rüzgarın daha iyi esebileceğine dair ipuçlarına ulaşmak astrolojiyi hayatımdaki en önemli kaynak haline getirdi. Çünkü ben astrolojinin branşlarından geleceği Tahmin Astrolojisi’nde derinleşmeye çalışanlardanım.

Astrolojinin branşları mı var? 

Evet, evet; temel olarak belli bir anın haritasını yorumlamayı öğrendikten sonra, bir veya birkaç dalında bilginizi genişletebiliyorsunuz. Natal Astroloji, doğum haritası yorumu ya da kişilik astrolojisi denebilir. Biz kadınların daha fazla ilgi duyduğumuz bir astroloji dalı İlişki Astrolojisi. Kişiler arası uyum ve olasılıkları inceliyor. Dünya Olayları astrolojisi var, uygun zamanı belirlemeye yarayan bir astroloji dalı var, Geleceği Tahmin Astrolojisi var… Var birçok dalı. Ama beni en çok heyecanlandıran tahmin astrolojisi. 

Nasıl yararlanıyorsun astrolojiden? 
Az önce söylediğim gibi, zorlayıcı dönemleri görüp, neler yaparak daha iyi atlatabileceğime bakmakta önemli bir yardımcı astroloji. Farklı yaşam alanlarında yüksek olumlu potansiyel taşıyan dönemleri bilmek onlardan daha iyi yararlanmak için de astroloji çok iyi bir yol gösterici. Çevremdekileri anlamakta, onlarla aramdaki ilişkileri yorumlamakta da astrolojiden çok faydalanıyorum. Ayrıca şunu da söylemeliyim; farklı alanlardan referans alan bir mesleğim var benim: yönetim danışmanlığı yapıyorum. Davranış bilim, yönetim, istatistik, tarih, sosyoloji vs.. hepsinin bilgilerinden yararlanmak zorundayım. Ama astrolojiyle tanışana kadar kendimdeki bazı özellikleri bile tam anlayamıyordum diyebilirim. Kendimi anlama konusu bile astrolojiden sonra daha anlamlı ve kolay hale geldi.


Yeni bir ilişkiye ya da yeni bir işe başlarken astrolojiden yararlanabilir miyiz? Nasıl? 
Karşımızdaki kişiyle uyumumuzu ve olası çatışma alanlarını öğrenmek için bakabileceğimiz analizler var; onlardan yararlanmayı kuvvetle tavsiye ederim ilişkiler için. Ayrıca o kişiyle ilişkimizin başladığı tarihin haritası üzerinden de tahminler yapabiliyoruz. Aynı şekilde işe başlama ve mülakat gibi tarihlerin üstünden o işin nasıl akacağıyla ilgili fikir edinebiliyoruz. Bir de kendi doğum haritamızın iş-kariyer-aşküevlilik gibi alanları ve o alanlara etki eden göstergeler var; içinde bulunduğumuz anlarda bu konularda ne gibi etkiler aldığımızı birkaç farklı teknikle yorumlayıp, olası gelişmeleri tahmin edebiliyoruz.

Peki son soru: astrolojiye ilgisi olanlara ne önerirsin?
Astrolojiyle ilgileniyorsanız, birilerine tahmin veya yorum sormak, kişiliğinizi, ilişkinizi veya geleceğinizi analiz ettirmek yerine az da olsa astroloji öğrenmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şey olur. Matematiği seven, meraklı, hayatına daha fazla hakim olmak isteyen bir kişi astrolojiyi öğrenirken bir an bile sıkılmayacaktır. Ben hiçbir işte okulcu değilim; hatta buna çok kızanlardanım. 


Bir konuda usta olmanın okula veya belli bir okula gitmekten değil, eğer yeteneğiniz varsa öğrenmek ve pratik etmek için yeterli emek harcamaktan geçtiğini düşünürüm. O yüzden okul öneremem kimseye. Özellikle yabancı dil bilen ve okumaya üşenmeyen için internet bir derya. Ama eğer “ben üşenirim başkaları bana analiz yapsın” diyorsanız da en azından doğum haritanızı internette ücretsiz olarak çıkartın ve haritanızda hiç değilse Güneş, Ay, Venüs, Mars, Merkür’ün bulundukları burçları ve bu gezegenlerin anlamlarını öğrenin. Sonra gazetelerdeki pop burç tahminlerinden bile daha çok yararlanırsınız. 

Senin bloguna bakarız artık... benoylesandim.blogspot.com'u sen yazıyorsun değil mi?
Evet. İsterseniz "Astroloji" yazıları kategorisinde bu konuya ait bilgiler var.

Astroloji kursları vermeyi düşünüyor musun?
Astroloji benim hobim. Kendimi geliştirmeye en çok özen gösterdiğim şey. Eğitim vermek de gerçekten çok uzun süredir hayatımda olan bir konu. Bu ikisi birleştirmek de zevkli geliyor bana. Küçük gruplara özel tasarlanmış astroloji programları projem var yakın gelecek için.


Yaprak Eldem

Çalışma yaşamına daha okul yıllarındayken dans eğitmenliği yaparak başladı. Eğitim yaşamı boyunca  dansı ve yazı yazmayı hayatını kazanmak için kullandı ve başta Cumhuriyet Gazetesi olmak üzere çeşitli basın organlarında televizyon ve sinemayla ilgili yazılarıyla yer aldı. 

Yabancı dil ve kültürler, organizasyon ve etkinlik yönetimi konularına duyduğu ilgi nedeniyle önce turizm, sonra işletme eğitimi aldı. Kurumsal dünyadaki ilk işi ona Türkiye’nin hem ilk kadın ve en genç animasyon şefi olma, hem de çok sevdiği dansla organizasyon yönetimini birleştirme fırsatını verdi. 

İstanbul'a dönüşünde, üç yılı aşkın süre Topkapı Müzik'te programlar hazırladı ve şirketin temsil ettiği Uluslararası müzik firmalarıyla ilişkileri yürüttü; aynı dönemde bir yandan da Hür FM'de üç ayrı radyo programına imza attı. 

Eldem, sonraki üç yıl Akademi İstanbul'da sahne ve televizyon üstüne dersler verdi. Ve televizyon sektörüne host yetiştiren iki yıllık Animasyon Bölümü'nün Bölüm Başkanlığı'nı üstlendi. 

İş dünyasındaki isim dönemi diyebileceğimiz dönemi ise 1998 başında Management Centre Türkiye'ye katılmasıyla başladı. 

2000 yılının Mayıs ayında kurumlara eğitimlerden çok daha fazla katkıda bulunma kararını verince kendi danışmanlık firması "Bilgi Gezginleri"ni kurdu ve sekiz yılı aşkın bu sürede eğitim danışmanlığını, yönetim danışmanlığına taşıdı. Farklı disiplinlerden gelen bilgileri birleştiren ve yaratıcılığı ön plana alan alternatif bir yönetim danışmanlığı hizmeti verdi. Bir yandan iş dünyasının sistematik yapısından, bir yandan da sahne sanatları ve iletişimin, renkli- çabuk benimsenen özelliklerinden yararlanan özgün sistemiyle Bilgi Gezginleri, çokuluslu şirketler için yeniden yapılanma, standardizasyon, saha yönetimi, yönetim koçluğu, kurumsal gelişim konularında projeler yürüttü, müşterileriyle uzun soluklu işbirlikleri yaptı. Volvo, BP, Philip Morris, L'oreal, BASF, Unilever, Mavi Jeans, Denizbank gibi dallarında lider kurumlardan oluşan müşteri portföyü için projeler üretti. 

Yaprak Eldem'in son danışmanlık projesi, dışarıdan değil içeriden bir danışman yönetici olarak destek verdiği bir değişim projesi oldu ve 2008 yılı sonunda,18 aylık bir sözleşmeyle adım attığı  ING Bank Türkiye'de iki yıla uzayan bir süreçte Kurumsal Gelişim Direktörü ünvanıyla ve Deputy CEO Vincent Van Den Boogert ile değişim yönetimi sürecinde birlikte çalıştı.

Yayınlanmış Kitapları:
İnsan Kaynakları Beni Kurtar: Türkiye’de insan kaynakları uygulamaları üzerine inceleme ve yöntem önerileri
Anla Artık Anla Beni: iki ayrı cinsiyetin işyeri ve özel yaşamda kullandığı farklı ilişki kodları üzerine bir inceleme ve iletişim önerileri
Ben Öyle Sandım: Roman 

Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara