Tuğçe Yılmaz: "Seyahat etme virüsü insanın kanına bir kez girdi mi, çıkmıyor…"

Galapagos
Gezimanya.com'u incelediğimde hemen karar verdim. "Hayallerini yaşayabilen" bir insanla daha tanışmalı ve sizlerle tanıştırmalıydım.  Bir kitapçı-kafé'de buluştuk. Yanılmamıştım.  Enerji dolu, kıpır kıpır ve bir o kadar da sade bir insan buldum karşımda. Peşpeşe sıraladım sorularımı Tuğçe Yılmaz'a... İnsanı yine çekip gitmeye iten güzel bir sohbetti...

Gezgin yaşamın nasıl başladı?
Çok şanslıyım ki ailem de gezmeyi çok seviyordu. Daha çok küçük yaşlardan beri her yaz tatilimizde ailece Türkiye’nin neredeyse her köşesini araba ile dolaştık. Anne ve babamın da seyahat etmeyi çok sevmesi benim için büyük avantaj oldu.Yurtdışı gezilerine ilk olarak annemin teşvik etmesi ile başladım. 17-18 yaşlarında iken annem benden üçbuçuk yaş küçük kardeşimle beni bir acentanın Paris turuna yazdırdı. İki kardeş dört gün Paris’i dolaştık. Ve bu o kadar hoşumuza gitti ki, daha gezinin ilk gününde annemin yanımıza harçlık olarak verdiği paranın sadece yarısını harcayacağımıza ve kalanını bir sonraki yurtdışı tatili için fon oluşturmak için kullanmaya karar verdik. Paris dönüşünde okul harçlıklarından da arttırarak ikinci gezimizi Amsterdam’a, üçüncüyü Prag’a yaptık. Ve bu böylece devam etti. Seyahat etme virüsü insanın kanına bir kez girdi mi, çıkmıyor…
Angkor

Web sitesini nasıl hayata geçirebildin?Gezi ve seyahat ile ilgili Türkçe içerik bulmak oldukça sıkıntılı. Yurtdışı ile ilgili Türkçe kaynaklar yeterli değil. Bu nedenle gezmeyi ve keşfetmeyi sevenler bilgiye ulaşmak için çok farklı kaynaklardan saatlerce araştırma yapmak zorunda kalıyorlardı. www.gezimanya.com da bu boşluğu doldurmak için hayata geçirildi.2007 senesinden beri Dünya Turu yapmak üzerine bir proje üzerinde çalışıyordum. 2008’de bu bir TV programı olabilir mi diye çeşitli kanallar ile görüştüm Ancak maliyet yüksek olduğu ve o sene ekonomi olumsuz gittiği için aldığım cevaplar olumsuz oldu. Bu arada ben yine seyahat etmeye devam ettim. 

Baktım elimde paylaşabileceğim çok güçlü bir içerik var. Bunları kendime saklamaktansa paylaşmayı tercih ettim ve gezimanya web sitesini açmaya karar verdim. Ancak bu kararı verirken sürecin bu kadar zor olacağını düşünmüyordum. 2010 senesi Mayıs ayı gibi sitenin tohumları atıldı. İçerik çalışmaları, nereye ne koysak daha kullanışlı olur, tasarımı nasıl olmalı konularını düşünmeye başladım ve Ekim ayında yazılımın yapılması için start verdim. Sitenin ilk versiyonu 2011 Temmuz sonunda ortaya çıktı. Ancak bu yeterli olmadı ve siteyi tekrar sıfırdan yazdırdım. İkinci versiyonu Mayıs 2012 tarihinde yayına girdi. Tabii olay sadece tasarım ve yazılım ile bitmiyor. İçerik anlamında da yeni yeni yerler, yeni yazarlar, yeni modüller eklendi siteye. Şu anda yurtdışı ve yurtiçi toplam 1.480 lokasyona ilişkin detaylı bilgi, editörlerimizce yazılmış 1.500’ün üzerinde Türkçe ve İngilizce gezi notu, binlerce fotoğraf, 420 civarında şehir tanıtım videosu, 10.000 civarında duyuru ve binlerce dosya içeren bir site oldu. Gezginlerle röportajlar, foto galeriler derken gün geçtikçe daha da geliştirmeye çalışıyoruz.. 

Site ilk açıldığı dönemlerde bir medya planlama ve satın alma şirketinde direktör olarak çalışıyordum. Profesyonel iş hayatının dışında kalan zamanlarımın çoğunu gezimanya’nın başında geçiriyordum. Ancak iki sene boyunca günlük uykuda geçirdiğim zaman üç-dört saate inince ve de asıl yapmak istediğim şeyin hayatta bana zevk ve keyif veren gezimanya olduğuna kesin kanaat getirince 2012 Temmuz sonunda istifa edip tüm kaynağımı siteye ayırdım. Halen çok keyifle çalışıyorum ve artık tek başıma değilim. Dışarıdan bana destek veren çok sayıda üniversite öğrencisi arkadaşım var. Birlikte keyifle çalışan bir ekip olduk. Bu sene de 11. Altın Örümcek Web ödüllerinde “Halkın Birincisi” seçildik. Bu da bizi motive etti, daha fazla çalışmaya itti.  

Çok gezen mi, çok okuyan mı?
İkisinin de yeri ayrı bence. Bana sorarsanız ikisini bir arada yapabiliyorsa bir kişi ne mutlu. Bazı insanlar okuduklarını direkt hafızalarında canlandırabiliyorlar. Ben daha çok görerek, hissederek, deneyimleyerek yaşamaktan yanayım. Tabii işin gereği kendi adıma hem çok okuyorum hem de çok geziyorum.

Thimphu

Seyahatlerinin hayatındaki yeri ne?
Hayatımın anlamı diyebilirim. Bir seyahatte iken bile bir sonrakini planlamaya çalışıyorum. Eğer bir süre seyahat etmezsem kendimi mutsuz hissediyorum. En büyük sorunlardan biri vize. Mesela schengen vizesi bittiği anda kendimi çıplakmış gibi hissediyorum. 
Seyahat etmek beni hayata bağlayan şey. Bir çok kişinin idealinde kariyer sahibi olmak vardır. Ben de böyleydim. İşe başladığım ilk sekiz-dokuz  senemde bu böyle idi. Sonradan “çalışmak için mi yaşıyorum? Yaşamak için mi çalışıyorum?” sorusunu sormaya başladım. Bu noktadan sonra kariyer planı ile ilgili düşüncelerim de farklı bir eksene kaydı. Seyahat ederken hayatımı idame ettireceğim bir iş yapmalıydım ve böylece gezimanya.com doğdu.

İstanbul'u beş duyunla nasıl tanımlayabilirsin?
Dünyanın pek çok yerinde bulunma fırsatım oldu ama Türkiye başka güzel. Gerek doğası, gerek tarihsel yapıları, gerek iklimi, gerekse mutfağı ile çok zengin ve çeşitlilik sunan bir ülke. 
İstanbul’u şöyle anlatabilirim. Bir koku olsa deniz kokusu, bir renk olsa mavi, bir müzik olsa tango, bir tat olsa lokum olarak tarif edebilirim. Aynı zamanda yaşaması hem kolay hem zor bir tezatlar kenti.

Kaç ülke gezdin?
Tam olarak bilmiyorum ama 70 civarında olmalı. Bu ülkeler arasında Hollanda, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Yunan Adaları, Monaco, Vatikan, İspanya, Çekoslavakya, Ürdün, Srilanka, Tayland, Mısır, Tunus, Peru, Bolivya, Güney Afrika, Macaristan, Letonya, Litvanya, Slovenya, Slovakya, Ukrayna, Belarus, Polonya, Sicilya, Kamboçya, Vietnam, Endonezya, Hindistan, Nepal, Maldivler, BAE, Karadağ, Arnavutluk, Belçika, Lüksemburg, Yunanistan, Tibet, Bhutan, Sıkkım, Katar, Bahreyn, Suriye, Lübnan, ABD, Alaska, Danimarka, Norveç, İsveç, İsviçre, Kuzey Kıbrıs, Rusya, Venezuela, Ecuador, Kolombiya, Lihtenştayn, Kenya, Tanzanya  gibi ülkeler var. 40 yaşına gelmeden 100’e tamamlamak istiyorum.

Mekong Delta - Vietnem

En etkilendiğin yerler nereleri? Neden bu kadar etkiledi seni?
Her yerin ayrı bir güzelliği ve farklı bir dokusu var. Bu nedenle hepsinin bende bıraktığı etki ayrı. Ancak beni şaşırtan yerlerden daha çok etkilendiğimi söyleyebilirim:
Tibet - Lhasa,
Kamboçya - Angkor,
Vietnam – Mekong Deltai Bolivya – La Paz Büyücüler Çarşısı,
Hindistan - Varanasi,
Bhutan – Thimphu,
Ecuador – Galapagos Adaları ve Guayaquil,
Venezuela - Canaima,
Alaska – Skagway ve Ketchikan,
Srilanka – Sigiriya,
Sıkkım - Gangtok,
Polonya – Wieliczka Tuz madenleri oldukça etkileyici ve şaşırtıcı yerlerdi...

Lhasa

Hayal kırıklığı yaşadığın yerler oldu mu?
Seyahat ederken her yeni yerin kendime yeni şeyler katacağını düşündüğüm için ve beklentilerimi minimumda tuttuğumdan hayal kırıklığı yaşatan bir yer olmadı. Sadece Lüksemburg’un daha hareketli bir kent olmasını beklerken çok durağan ve tek düze bir kent ile karşılaştım...

Seni en çok şaşırtan şeyi anlatabilir misin?
Tibet’teki ibadet biçimi beni en çok şaşırtan şeylerden biri oldu. İnsanların neredeyse tamamı elinde mani ve tesbihlerle dolaşıyorlar. Caddelerde, tapınak çevrelerinde, alışveriş mağazalarının içinde, bankada bile.. Gerek oturdukları yerde, gerek ayakta, gerekse yürüyerek mütemadiyen manilerini çeviriyorlar. İbadetleri sadece ellerinde manileri çevirmekten ibaret değil. Hem sokaklarda, hem tapınak çevrelerinde hem de tapınak içlerinde önce ayakta iki ellerini başları üzerinde birleştirip, yüz hizasına, daha sonra çene altına getirip daha sonra yüzü koyun yere yatıyorlar. Bu haraketi 3, 5, 7 gibi sadece tek rakamlarda tekrarlıyorlar. Bu şekilde ibadet eden kadınlar eteklerini açılmaması için ayak bileklerinden bir ip ile bağlıyorlar. Aynı ibadeti tapınak çevresinde ve sokaklarda yapanlar da elleri kirlenmesin diye ellerine kesekağıdına benzer birşey geçiriyorlar.

Tapınakların içinde ibadete gelen Budistlerin yanlarında taşıdıkları poşet yağlar ve kaşıklar da ilgi çekiciydi.. Bazıları eritilmiş yak yağını termoslarla getiriyorlardı. İbadete gelen herkes Butter candle’lere ya kaşıkla ya da termostan yağ dökerek kandillerin yanmasına katkıda bulunuyorlar. Tapınaklarda her Budha heykelinin önünde para kutusu vardı. İnsanlar ellerindeki deste deste bozuk paraları bu kutulara atıyorlardı. Her bölümün köşesindeki Budist rahipler ise paraları sayıyorlardı.  Bu bana çok ilginç gelmişti. 

Senin gibi gezginlerle tanıştın mı? Hayatına girenler oldu mu? Tabii ki. Çok fazla. Hatta bir kısmı ile tanıştıktan sonra birlikte organize olup yeni yerleri keşfetmek üzere gezi arkadaşı da olduk. Gezimanya vasıtası ile de pek çok blog yazan gezgin arkadaşla tanışma fırsatım da oldu. Bunun yanı sıra Gezginler Derneği üyesiyim. O çevreden de çok değerli insanlar ile tanıştım..

Seyahatlerini gerçekleştirebilmek için nelerden vazgeçtin?
Gereksiz harcamalarımdan vazgeçtim. Bir sezon 5 ayakkabı alacağıma 2 ayakkabı almak gibi. Gençliğimden beri de hiç marka tutkum olmadı. Dolayısı ile zaten harcamalarım çok yüksek değil. Seyahatlerde de lüks aramam. Temiz ve merkezi olması yeterli konaklayacağım yerin.

Varanasi

Ailen ile ilişkilerin nasıl? Beraber seyahat ediyor musunuz?
Ailem ile ilişkilerim çok kuvvetli ve bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Fırsat buldukça birlikte seyahat ediyoruz. Bu seyahatleri genellikle ben planlıyor ve organize ediyorum. Yerel acentalar ile anlaşıp programı oluşturuyorum ve gezinin rehberlik hizmetini de üstleniyorum. Kısaca bizim gezi ekibimizden bahsedersem, herkesin ayrı ve özel bir rolü var. Kardeşim hem sağlığımızdan hem de yön bulmamızdan sorumlu, sürekli elinde harita tutar ve direktif verir. Kod adı: “Pusulacı Başı” Ben malum gideceğimiz rotayı planlar, rezervasyon yapar, araştırır ve rehberlik yaparım. Fırsat buldukça da fotoğraf çekerim. Elimden düşürmediğim şey gezi kitapları. Kod adım: “Lugat” 

Babam hem sağlığımızdan sorumlu hem de elinden düşürmediği kamerası ile her anımızı görüntülemekten…  Aramızdaki kod adı: “Cevat Kelle”. Sitedeki tüm video görüntüleri kendisine aittir. Annem aramızda en çok gezenimiz. Gezdiğimiz yerlerin nerelere benzediği konusunda fikirler verir, notlar tutar bol bol yazı yazar. Son dönem fotoğrafçılığa da başladı. Aynı zamanda grubun bir arada olmasından ve güvenliğinden sorumludur. “O sokak bana hiç tekin gelmedi, buraya gecenin bi körü girilmez” diyerek bizim kafamızda farklı ufuklar açar. Kod Adı: “Koruyucu Melek”. 

Bir de teyzem var. Yeni tur programları bulmakta üstüne yoktur. İçimizdeki gezgini her daim canlı tutar. Kod Adı: “Gezenti” Son iki sene içinde birlikte seyahat ettiğimiz yerler arasında Hindistan, Nepal, Sri Lanka, Maldivler, Tibet, Bhutan, Sıkkım, İsviçre, Ekvador, Kolombiya, Venezuela gibi yerler bulunmakta…

Gençlere seyahat etmelerini önerir misin? Nerelere ve nasıl gitsinler?
Kesinlikle öneririm. Ayrıca ailelerine de çocuklarını gezmeye teşvik etmelerini öneririm. İlk defa yurtdışına çıkacak biri için İtalya, Fransa ya da İspanya güzel bir başlangıç olacaktır. Eğer vakitleri varsa Interrail ile de gezebilirler. Özellikle gençler için hosteller çok uygun fiyatlı seçenekler ve özellikle Avrupa’daki hosteller çok temiz ve güvenli. Sadece merkezi yerde olmasına dikkat etmelerini öneririm. 


Tuğçe Yılmaz
Yaklaşık 15 sene medya satın alma ve planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra vazgeçemediği tutkusu gezi ve seyahate yönelerek www.gezimanya.com’u kurmuştur. 

1997 - 1999 İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, 1999 - 2000 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji ve 2000 – 2004 Marmara Üniversitesi İletişim Fakultesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nde eğitim görmüştür. Milliyet Gazetesi Reklam Departmanı’nda başladığı iş hayatına, Universal McCann ve Lotus Medya’da Stratejik Planlama Uzmanı,  Veritas Media’da Medya Planlama ve Satınalma Direktörü, Access Media’da Genel Müdür Yardımcısı ve Mindshare’de Direktör olarak devam etmiştir. 

İnternette ilk site deneyimi 2009 Aralık ayında www.bitenasklarmuzesi.com ’dur.  Halen editörlüğünü ve yönetimini sürdürmektedir. 2011 Temmuz’da www.gezimanya.com isimli gezi ve seyahat üzerine tamamen özgün içerik ile oluşturulmuş bir web sitesi açmıştır. Halen editörlüğünü ve yönetimini sürdürmektedir.

www.gezimanya.com’u kurmadan önce projenin alt yapı çalışması olarak Fotoğrafevi’nde fotoğrafçılık eğitimi, Özel Photoshop Eğitimi, Dialog’da Doğru ve Etkili Konuşma eğitimi ile Oyunculuk eğitimi, Cervantes’te İspanyolca eğitimi, Digital Film Academi’de Senaryo Yazım Teknikleri ve Dijital Film Yapımcılığı eğitimleri almıştır. Gezimanya.com'u oluşturmadan önce AR-GE çalışmaları için yaklaşık 70 farklı ülkeye ziyaretlerde bulunmuştur. Günümüzde seyahat etmeye devam ederek hem Gezimanya.com'un içeriğini geliştirmekte hem de dünyanın farklı bölgelerinden izlenimlerini Akşam Gazetesi okurları ile de paylaşmaktadır. 


Canaima


Yorumlar

Mahmutun güncesi dedi ki…
Gezmeyi seven biri olarak sohbeti keyifle okudum..Hayallerinin peşinden giden insanlara bayılıyorum.

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara