ArtInternational Fuarı'nın sanat yönetmeni Stéphane Ackermann: “İstanbul, sanat alanında gelişime açık, beni heyecanlandıran bir şehir.”

İstanbul,  16 - 18 Eylül arasında Haliç Kongre Merkezi’nde yeni bir sanat fuarına ev sahipliği yapıyor: "ArtInternational". İnterteks Türkiye ve İtalyan Fiera Milano şirketlerinin ortaklığıyla gerçekleştirilen  fuarın sanat yönetmeni Stéphane Ackermann sorularıma cevap verdi:

Biyografi ve kariyerinizle başlayabilir miyiz?
Sanat benim için çocukluğumdan  beri  hep bir tutkuydu. Sonunda mesleğimin  ve kariyerimin bir parçası haline geldi. Paris'te sanat galerilerinde çalışmaya başladım, daha sonra da  uzun yıllar Paris Çağdaş Sanat Müzesi'nde görev yaptım.

Ne zamandan beri İstanbul'da yaşıyorsunuz, neden bu şehire yerleşmeyi tercih ettiniz?
2009 yılında İstanbul'a taşındım. Ama 1995’ten beri sanat ortamındaki girişimlerim için  sık sık bu şehre gelip gidiyordum. İstanbul beni heyecanlandıran ve sanat alanında gelişmekte olan bir şehir. Kültür projelerinde, sanat fuarlarında curator ve sanat yönetmeni olarak yer aldım. Birçok koleksiyonere sanat danışmanlığı yaptım. Sektöre daha çok yatırım yapabilmek için de buraya taşınmaya karar verdim.


İstanbul'daki favori yerleriniz nereleri?
Kışın Büyükada.

İstanbul'u beş duyunuz ile tanımlamanızı istesem?  Tat, işitme, koku, görme, dokunma…
Tat patlıcan. Koku bugünlerde ne yazık ki gaz. Ses kışın sis düdükleri..  Dokunuş berberim Recep,  görüntü ise penceremden seyrettiğim Haliç’in cömertçe renk değiştiren suları…

İstanbul için bir hayal projeniz var mı?

İstanbul için bir hayal projenizin olması mümkün değil.  Bu şehir kendi hayallerine kendi karar veriyor gibi geliyor bana. İstanbul  kaprisli bir sevgili gibi..

ArtInternational’ın diğer sanat fuarlarından farkı ne olacak?
En önemli fark, uluslararası bir seçici kurulun olmasıdır. Bu da sergilenecek sanat eserlerinin belli bir kalitesi olacağını anlamına gelmektedir. Mimar Erhan Patat ile çalışıyoruz.  Uzun süre Zaha Hadid ile işbirliği yapmış biri.. Sanat fuarımıza mimari açıdan yeni bir boyut kazandıracak. Bunun dışında, ArtInternational’ın çok çeşitli sanat kuruluşu ile çok iyi ilişkileri var.  Türkiye'den ve yurt dışından koleksiyoner fuara büyük destek veriyor. Bu da uluslararası sanat arenası anlamında İstanbul için büyük avantaj.  Fuar ziyaretçileri sanat profesyonelleri ile önemli görüşmeler yapabilecekler.  İstanbul'da yüksek standartlarda ve uluslararası beklentilere cevap verebilecek büyük bir sanat fuarını titizlikle organize ediyoruz.

ArtInternational, İstanbullulara tam olarak ne yenilik sunacak?
Sanat etkinlikleri ve talk show’ların yanısıra,  Özkan Cangüven ve Başak Şenova tarafından organize edilen  «kar amacı gütmeyen kuruluşlar»  bölümü fuarın yeniliklerinden..

Etkinlik programı nedir?
Etkinlik küratörü Başak Şenova. Programı o hazırladı. Örneğin, David Claerbout’un bir tiyatroda çektiği son filminin ilk gösterimi  var. Nasan Tur’un son eserinin enstallasyonu oditoryumlardan birinde görülebilecek. Tal Isaac Hadad “Piano Constraints” adını verdiği yeni performans serisini büyük bir piano ile sunacak.  Wilhem Latchoumia bu yeni eseri çalacak. Çok nitelikli birçok etkinlik ve sanatçı öngörüldü.

Neden fuarda bu kadar az Türk sanatçı var?
Seçim Komitesi çok katı ve müşterek  vizyona sahip üyelerden oluşuyor.  Özgür ve bağımsız olarak gönderilen tüm dosyaları incelediler, tartıştılar ve seçimlerini yaptılar.

Fuarın “kar amacı gütmeyen” bir bölümü de olacak galiba? Bilgi verebilir misiniz?
Evet, Özkan Cangüven bu bölümün küratörü.. Katılan gruplar, Collectorspace, Protocinema, Apartman Projesi, 49A, A-bilinen, 5533, Sigara Sahne Pasaj, Mest, Recollective, Polistar Nokta ...


Türkiye'de büyümekte olan sanat piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye bir dönüm noktasında. Estetik ve yaşam tarzı açısından  bir tercih yapılmalıdır.  Bir yanda gelenekler, Osmanlı kültürel mirası, öbür yanda çağdaş sanatın dünya diline ait standartlar, medya ve sorgulamalar.. Yaşayan Türk sanatçılarının önemli  başarıları şüphe götürmez. İstanbul ve Ankara'da iyi tanınıyorlar.  Modern bir sanatsal dışavurum, bilimsel ve sanatsal bakış açıları var.

Türk çağdaş sanat pazarı, coğrafi ve kavramsal açıdan en çabuk gelişme ve büyüme gösterenler arasında oluşuyla daha da ilginçleşiyor.  

Türk çağdaş sanat için pazar (kavramı ve coğrafya) en hızlı kalkınma ve büyüme bilenler biri olduğunu biliyorum bu ana kavramalarla daha ilginç hale gelir.

İstanbul'un çağdaş sanat için yeni bir nokta olduğunu düşünüyor musunuz?
İstanbul'da,  çağdaş sanat uygulamalarındaki  gelişme biçimleri ne olursa olsun tüm kartların oyuna açık olduğunu ve oynanabileceğini düşünüyorum. Genel olarak, sürekli evrim ve sorgulama ile estetik muhakemenin giderek netleştiğini söyleyebilirim. Çağdaş sanat uygulamalarının gelişen arayışlarına, etnik köken ya da medyatik model ve anlatım mirasından  bağımsız özgürleşmesine paralel olarak son zamanlarda yeni koleksiyoner dalgaları oluşuyor.

Yerel projelere katılan ve son gelişmeleri keşfeden  uluslararası  yerli ve yabancı birçok sanatçının,  müze ve bienal gibi kurumların ön saflarındaki küratörlerin katkısı ile İstanbullu çağdaş sanat sahnesi giderek dünyaya ve özellikle Avrupa’ya açılıyor.

İstanbul çağdaş sanat sektörününkinden daha büyük bir imaja sahip. Model ve fikir çatışmalarını yönlendiren bir imaja… Bu vizyon bireyleri ve kurumları bakışlarını ülkeden dışarıya doğru yöneltmeye davet ediyor.   Tüm unsur ve aktörlerler uygun ve aktif, irade gerçek olduğuna gore oyunu oynamak gerek.

Türkiye'de çağdaş sanat yatırımcılarına ne önerirsiniz?
Sadece Türkiye'de değil.. sanat bir yatırım aracı olarak kabul edildiğine gore  özellikle koleksiyonerlerin  "gözleri ve kalpleri" ile yatırım yapmaları gerektiğini düşünüyorum.  Bir  eseri  satın alırken kişisel seçimleri  rol oynamalıdır.

Artİnternational, şiddet, islami tutuculuk, sansür ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşı gelen eserler sunacak mı? Fuar Gezi’de doğan direnci destekliyor mu?
Özel bir destek sunduğu söylenemez. Tüm galeri ve katılımcı sanatçılar istediklerini ifade etmekte özgürler.  Galerilerin sunduğu eserler  sosyoloji, siyaset , ekonomi ve eleştiriye değebilir.  Biz buna karışmıyoruz. Biz katılımcılara bir ortam önerdik.  Bizim sorumluluğumuz ve önceliklerimiz arasında galerilerilerin sunacaklarını belirlemek yok. Galeri olarak kendi stratejilerini sergiledikleri koleksiyon ve temaları belirliyor.  Galeriler seçimlerini sanatçılarıyla birlikte belirliyorlar. Bazı galeriler daha politik çalışmalar sunarken bazıları  estetik boyutuyla öne çıkıyor...  Biz bu fikirlerin öğrenilebilmesi , alışverişi, dolaşımı  için uygun platform ve ortamı sunuyoruz.  Fuar,  galerilerin bakış açısı çeşitliliğini yansıtabilme ve özgün konularına odaklanabilme zenginliğini sunuyor. 

Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara