Ben de "Yanındaydım"..

8 Mart Kadınlar Günü'nde açılan "Yanındayım" Sergisi'ndeydim. Kızıltoprak'ta kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılmak üzere boşaltılmış Varol Apartmanı'nın iki katı ve odaları 20 sanatçının çalışmalarına ayrılmıştı. Çok başarılı bir yerleştirme ile izleyenlerin tüylerini diken diken eden sergi amacına ulaşmış. Kadınlar Günü vesile edilerek izleyenlerin dikkati kadına yönelik şiddete çekilmiş.



Duvarlardaki kırmızı boyalar, merdiven basamaklarına tek tek dizilmiş kadın ayakkabıları, morga kaldırılmış kadın cesedinin beyaz tebeşirle işaretlenmiş yerdeki silueti, salon kapısına ağını örmüş örümcek, cinnet geçirmiş bir kadının terk ettiği evden geriye kalan tozlanmış kırık eşyalar, ölümü esarete tercih ettiğinin delilleri... Hepsinin birkaç hafta sonra yıkılacak binanın altına kalmasını diliyor; sevgisizliğin, nefretin, cehaletin, yok edilen kadın yaşamlarının, kaybedilmiş ümitlerin, hiçe sayılan insan haklarının yerini mutluluk ve huzurla parlayan gözlerin almasını diliyoruz...

Sergiye katılan sanatçılar: Alev Oksay, Berna Erkun, Deniz Derbent, Erhan Cihangiroğlu, Fahir Kuzu, Fatoş Karadağ, Gül Bolulu, Gülhan, Günsel Demirci, Güneş Hüseyinkulu, Handan Kaynakgöz,Hayati Çitaklar, İpek Mursaloğlu, Merve Turan, Suat Yılmaz, Seçil Erel, Süreyya Oskay, Ufuk Barış Mutlu, Uğur Cinel, Zeycan Alkış.



Binanın banyosunda izleyenlerin tek tek içeri alındığı başarılı bir de performans gerçekleştiriliyor. Bana sıra gelip içeri girdiğimde  Hayati Çitaklar'ın boş bakan gözleriyle karşılaştım. Üzerinde kanlı bir gelinlik vardı. Elindeki kağıtlardan kadın isimleri okuyordu. Tek tek.. Yaşlarını ve öldürülüş nedenlerini belirterek. İliklerime kadar hissettim acılarını, çaresizliklerini.. Bazısı polisten korunma istemişti, bazısının buna fırsatı olamamıştı.. Hoş... Polisin onları korumaktan çok daha önemli işleri yok muydu zaten! Hayati Çitaklar'ın performansını izleyenler banyodaki çamaşır iplerine duygularını mandallayıp çıkıyorlardı dışarı. Ben de yazdım bir iki satır: "Çok sevildikleri için, kocalarına itaat etmedikleri için, terk ettikleri için öldürülmüşlerdi. Mağdur kimdi?" Bizim ülkemizde mağduriyet anlayışı değişik. Reddedilen, terk edilen, sevilmeyen, itaat edilmeyen erkek mağdur bizde; öldürülen kadın değil!

Küratörlüğünü İpek Mursaloğlu ve Gül Bolulu'nun yaptığı sergi 15 Mart'a kadar açık...

Handan Kaynakgöz


Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara