Ege Soley: "Çiçekçi olana kadar çiçeklerle hiçbir ilişkim yoktu! Her zaman söylediğim gibi, ben sadece tasarım yapmayı sevdim. Çiçekleri de kendime zevkli, zorlayıcı ve yaratıcı enstrümanlar olarak aldım."


Düşünen, tasarlayan, üreten insana saygım sonsuz.. Bu blogu da onca işimin arasında bu yüzden açmadım mı zaten? Yaptığım röportajlar ruhumu besliyor.. 

"calla lilies", Tamara de Lempicka
Ege Soley'in Beşiktaş Akaretler yokuşundaki çiçekçi dükkanının önünden geçerken önce vitrinini ve imzasını sevdim sonra facebook'daki çiçek düzenlemelerinin fotoğraflarını.. Ve bu başarılı genç insanı da blogumda yayınlamak için sorularımı sıraladım.

Tamara Lempicka resimlerine benzetmişsiniz çiçeklerinizi…  Çiçek düzenlemeleriniz için ilham aldığınız başka sanatçılar var mı?
Lempicka’nın renklerini ve çizgisinin hareketlerini, hem yumuşak hem maskülen hallerini çok seviyorum evet.. İlham anlamında özellikle bir sanatçı veya akım söyleyemem,  ama yalın tasarımlar, mimariden ürün tasarımına kadar, beni çok etkiliyor. Belle époque veya romantizm’den ziyade minimalizm sanırım tasarımlarımın çok daha içinde ve kişiliğini belirliyor..

Çiçek ile yakın ilişkisi olan insanların yaşam kültürlerinin gelişmiş olduğunu söyleyebilir miyiz?
Sanırım -ve ülke şartlarında maalesef- evet. Çünkü bu aslında kişinin gustosu, hayat tarzı ve hayata bakış açısı hakkında çok ciddi ipuçları veriyor. Avrupa’da çiçeğin gerçek bir kültür olması, kişilerin bunun için zaman ve mesai harcaması bana göre hem kendilerine hem çevrelerine gösterdikleri özen ve saygı ile birebir orantılı. Ama henüz bize çok uzak bir durum maalesef..

Çiçek seçimleri kişilikleri ele veriyor mu sizce?
Bu konuda çok kesin konuşamayacağım.. Kişilik cok ciddi ve anlaşılması cok zor bir konu. Benim fikrim aslında insanların belirli dönemleri olduğu.. Bir dönem daha romantik, daha sıcak çiçekler görmek isterken insan, bir başka dönem çok daha yalın, hatta geometrik şekilli çiçeklerden veya tasarımlardan hoşlanabiliyor. Bunun da, giyim zevki gibi, zamanla ve ruh haliyle değişen bir durum olduğunu düşünüyorum..

Çiçeklerle ilişkiniz ne zaman başladı?
Çiçekçi olana kadar çiçeklerle hiçbir ilişkim yoktu! Her zaman söylediğim gibi, ben sadece tasarım yapmayı sevdim. Çiçekleri de kendime zevkli, zorlayıcı ve yaratıcı enstrümanlar olarak aldım. Bu işe başlamadan önce hiç çicek bilgim veya özel bir zevkim yoktu. Herşeyi tamamen çalışarak ve önce fransızca olarak öğrendim!

Çiçek düzenleme eğitimini nerede aldınız?
Çalışırken bir yandan da Ecole des Fleuristes de Paris’de üç sene eğitim aldım.

İşinizi nasıl kurdunuz? Hikayesini bizimle paylaşabilir misiniz?
2007 yılında Paris’e yerleşmiştim Fransızca eğitimi almak için.. Oradaki çiçekçileri gördüğümde de İstanbul’da hiç böyle güzel mağazalar olmadığını farkedip bunu kendime iş edindim. Paris’in ve Fransa’nın en tanınmış çiçekçilerinden Pascal Mutel’e başvurdum. 2007-2011  yılları arasında kendisinin yanında çalışma şansına sahip oldum. Hem ondan öğrendiklerim, hem de okulda aldığım teori bilgisiyle 2011 Nisanı’nda İstanbul’da kendi dükkanımı açtım.



Gelin buketleri için mevsimlere göre çiçek önerileriniz olabilir mi?
Gelin buketlerini cok şahsi buluyorum. Gelinlere buket hazırlayabilmek için genellikle sadece dinlemeye daha sonra gerekli degişiklikleri yapmaya çalışıyorum. 

Artık tüm çiçekleri ithal edebildiğimiz için de gelinler ne isterse tamamen onu yapmaya çalışıyorum. Mevsimden ziyade ortama göre de değişebiliyor çiçekler.. 

Açık havada, kırda yapılan düğünler daha hafif ve renkli buketleri kaldırabilirken, otel düğünleri için daha klasik, daha sakin buketler tercih ediliyor..

Ülkemizde yetişen nadide çiçekler hangileri? İhraç ettiklerimiz var mı?
Maalesef dükkanlarımızda kullandığımız çoğu çiçek yurtdışından geliyor. Türkiye gibi bereketli bir ülke için oldukça acı verici bir durum bu.. Çiçekçiliğe ve tarıma verilen -olmayan- önemi de gözler önüne seriyor... 

Oysa Türkiye onbinlerce endemik çiçeğin ana vatanı. Örneğin Türkiye’de sadece Hakkari’de yetişen ve oradan doğuya dağılmış olan frittillaria (Ters Lale), çok bilinmeyen ama çok güzel bir çiçektir.. 
Yine bunun gibi birçok orkide cinsi de kimsenin dikkatini çekemeden yine bu topraklarda ayakta kalmaya çalıyor.
frittillaria (Ters Lale)

İstanbul’a dair bir hayal projeniz var mı?
Özellikle İstanbul değil ama, şimdilik yaşadığım şehir olduğu için, gerçek bir çiçekçilik okulu kurmak, öğrendiğim ve bildiğim her şeyi bu işi seven ve layığıyla yapabilecek insanlara öğretmek istiyorum.

Sizce İstanbul’un çiçeği hangisi?
Elbette erguvanlar.

Sizin çiçeğiniz hangisi?
Formları, sadelikleri ve bana Lempicka’yı hatırlatan renkleriyle kesinlikle gala’lar.





Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara