Adil Salih ve Vedat Örs, iki tutkulu ressam.. "Pochade"larıyla 21 Aralık'ta "Küçümenler" sergisinde..

2 Ocak'a kadar The Art Studio'da  (Bahariye Cad. Soner Sok. No. 6 Moda) açılan “Küçümenler” Sergisi'nde Adil Salih ve Vedat Örs'n iç dünyaları, günlük yaşam notlamaları ve hayata bakışlarını “pochade”ları üstünden izleyebilirsiniz.. 

"Küçümenler" sergisi için biraraya geliş öykünüzü anlatır mısınız?
Adil Salih - Yolculuğumuzun olgu ve kavramları çook insanla benzeşebilir.  Bizde de dostlukla pekişirken Talat Arı “ikinize sergi yaparım” demiş oldu.. Önce Teşvikiye Kent Sanat Galerisi'nde açtık.. Şimdi de Kalkedon'a geçtik.. The Art Studio'dayız bu hafta...
Vedat Örs - Günümüz  insanının  birbiriyle iletişimi maalesef  sanal alemde  gerçekleşmekte.. Eski sohbetler kalmadı.  “İç  dünyalarının girdabından  karga çığlıklarıyla kaçışlar (Atilla İlhan’dan alıntı)” birkaç  klavye tuşu..  Hesapsız kitapsız karşılıklı samimi sohbet ve diyaloglar çok ve çok azaldı..  Yolda karşılaşıp “iki laflayalım özledik..” den  sonra samimi bir ortama geçildiğinde, Türkiye’de resmin ne olduğu, koleksiyoncunun (sanatçının yaşı, işlerin büyüklüğü ya da küçüklüğü)  takıntıları, bunların gerçek koleksiyoncu tavrıyla örtüşmediği, kimsenin birkaç göz atıştan sonra izlemeyeceği resimlerin peşinden koştukları, çoğu ressamın da, “koşsunlar..”  resimleri yaptığı  üzerine sohbetler..  Sanata içten yaklaşımın ne kadar azaldığı,  “nicelik mi, nitelik mi?” sorusunun karşılığında  iş’in büyüğü küçüğü olmaz, yapılan her iş yaşamımızın herhangi bir anından bir dışavurum  değilmi?” den oluşan bir sergi..




Adil Salih'ten bir pochade
Pochade eserleriniz hangi duygular ile ortaya çıktı?
VÖ - Pochade.. tuval resminin doğurgan kadını..  An’da yaşayan lekeler, çizgiler..  geleceği içinde taşıyan..
AS - Rahatlık..  Alır, beğenmeden geçer, bozar, yırtar atarsın.. Vaad’e açık.. deniyorsun.. Pochade'lar tuvale geçerken kapılar hazır oluyor..  

Anlık duygularla yapılan küçük eserler ve çok zaman alan büyük eserler kıyaslanabilir mi?
VÖ - Sanat  işinin büyüğü küçüğü olmaz ki.. Sanatçı , sanatçı ise eğer  aynı duyguyu, büyüğü ile küçüğü ile yaşar.
AS – Her tür teknik bakış, yaklaşım olması gereken.. Tabii ki zaman eleği zeminimiz. 

Günümüz resmindeki duygular hakkındaki gözlemlerinizi aktarabilir misiniz?
VÖ - Gerçek sorun sanat izleyicisindedir. Spekülatörleri  saymıyorum bu noktada..  Bir türkü, şarkı ya da jazz- rock- klasik müzik  dinler gibi resimden keyif almayıp sadece  sanatçının  adı, yaşı, resim boyutu vb.  şeyleri baz alıyorsa, izleyici nerede? sorusu başlar.  Gerçek izleyicinin olmadığı bir toplumda da sanattan bahsedilemez gibi geliyor bana..
AS – Zenginliktir çeşitliliktir.. doğru bakınca tüm dünyada boyaya asıla  dönüş sürüyor.. Bizde de.. 


Vedat Örs: "Gerçek izleyicinin olmadığı bir toplumda
sanattan bahsedilemez gibi geliyor bana.."
Hayallerinizdeki, yaşantınızdaki ve eserlerinizdeki kadınları anlatabilir misiniz?
VÖ- Hayaller istekleri içinde barındırır ve isteyince de her şey olur. Yaşam anlıktır aslında, yaşamın içine bir program, gelecek hesabı koyarsanız bir başka insanın hayalinin objesi olabilirsiniz. Yol haritası verilmeyen,nerede duracağımızın nerede öleceğimizin bilinmezliğinde zamana  birkaç çizgi ya da leke koyup birkaç duble ile içine müzik eklediğimizde kendimizi iyi hissediyorsak olay budur..
AS - Hayatla yüzleşmemizi ancak hayallerimizle çekilir kılabiliyoruz..  Karakter  tipleme de denebilir..  Elimiz ayağımız, onlar bizden...   bu gövdedeki kan  damarlarımızda  gezmezse neyleriz?

Aşk nedir? Günlük yaşamımızdaki yeri nedir?
VÖ - Aşk bana göre arıza bir durumdur..  Sevgi çok daha önemli.. ''Herşeye rağmen sevmek'' kendi hayallerimle, “an” da yaşamalarımla, kendine ait hayalleri ve “an”larıyla yanımda olan kadınlar... Her ne kadar kadın figürlerinin olduğu işlerimde birlikte olduğum kadınlara ait öykülerin olmadığını düşünsem de ister istemez yaşanılan herşey bir şekilde dışavuruluyor gibi..
AS - Küçücük bir zerreden hayat ağacımızı anlamak.. köklerine, yapraklarına dokunmak içtenlikle.. Ve gözdemiz yurdumuz değil midir? Ve ifademiz  sözle sesle… Bir terzinin işareti ve makasından sonraki o yeryüzünü yırtarcasına... Aşk olmazsa her şey niye var ki?

Vedat Örs pochade'ları..

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Gerçek bir Monakolu iseniz işsizlik, parasızlık gibi sorunlar size yasak. İşsiz kalmayı başarmışsanız devlet size her ay 2000 Euro’luk gıda yardımı yapıyor, kalacak ev veriyor ve iş kurmak için işyeri ve kredi veriyor.

Bu Blogda Ara