2015 nasıl bir yıl olacak? Feng Shui danışmanı Fatmagül Alacakaptan anlatıyor..


Feng Shui yöntemini duymuşsunuzdur hepiniz.. Yeni bir yıla girerken olumlu enerjinin akışını kolaylaştırmak için mekanlarımızda yeni bir düzenleme yapmak hepimize iyi gelecektir. Feng Shui danışmanı Fatmagül Alacakaptan ile konuştum. İlginç şeyler söyledi. denemekte yarar var... 

Feng Shui nedir?
Feng Shui kelime anlamı ile 'Rüzgar' ve 'Su' demektir. Feng Shui insanların, uyumlu ilişkiler ve refah içinde yaşamaları adına çevre ile olan ilişkisini inceleyen 6000 yıllık geçmişe sahip kadim bir Çin bilimidir. Atalarına çok kıymet veren Çinliler onları ne kadar doğru yere gömerlerse onlardan gelen şansın sonraki nesilleri refah, bolluk, bereket, sağlık ve uyumlu ilişkiler olarak olumlu etkileyeceğini düşünürlerdi. Bu bilgi gitgide içine kozmoloji, yıldızların konumu, pusula yönleri, zamanın değişimi ve gözle görülmeyen kozmik güçleride içine alarak genişledi.


Yaşadığımız çevrede bizi etkileyen çok farklı enerjiler vardır. Bu enerjilerden bazıları bize şansızlık, hastalık gibi olumsuzluklar getirir. Feng Shui'nin esası bizi çevreleyen zararlı enerjileri bastırmak, iyi enerjileri ise arttırmaktır. Bu yüzden Feng Shui'ye 'Yerleştirme Sanatı' denir. Bereketimizi, refahımızı ve sağlığımızı arttırmak adına neyi ne kadar doğru yere koyduğumuzla doğru orantılıdır.

Feng Shui'yi tam olarak anlamak için onun altında yatan önemli üç faktörü tanımak gerekir.
Feng Shui Yin Yang dengesi, Chi'nin akışı ve Beş Elementin bir birleriyle ilişkisi üzerine kuruludur.
Çin kültüründe üzerinde ilerlediğimiz hayat yoluna 'Tao' denir. Doğum ve ölümümüz arasındaki yaşamımızın önemli safhalarını kaderimiz, bu safhalar arasındaki değişimleri biz belirleriz. Tao'ya göre en önemli güç doğadır. Doğayla ne kadar uyumlu yaşarsak o kadar mutlu oluruz. Çinliler doğayla uyum içinde yaşamanın hayatı çok daha kolaylaştırdığını gördüler ve çevrenin düzenini bozmanın felaketler getirdiğini acı biçimlerde öğrendiler. Feng Shui'nin temelide işte bu denge ve doğaya uyumdur. 

2015 nasıl bir yıl olacak?
Sadece geçen zamanı kaydeden bir araç değil aynı zamanda güçlü bir öngörü sistemi olan Çin Takvimi (Hsia Takvimi)ne göre 2015 Ağaç Keçi Yılıdır.  Elementler arası yapıcı döngü ve yıkıcı döngüler bize senelerin nasıl olacağını öngörür. Evrende herşey beş elementten oluşur: Metal, Su, Ağaç, Ateş ve Toprak. 

2015’te 19 Şubat’ta başlayacak Keçi Yılı Çin Takvimi’nde  iki elementle temsil edilir. Toprak üzerinde  oturan Yin Ağaç elementi. Yapıcı ve yıkıcı döngülere bakarsak Ağaç elementi Toprak elementine hükmeder. Bu şekilde birbiri ile çatışan elementler olduğunda o senenin çok da huzurlu geçemeyeceğini öngörebiliriz. Yani bu yıl da uluslararası çatışmalar ve çekişmeler olacaktır. 

2015’in Yin Ağaç yapısı esasen bir çiçeğe veya bir ağacın ince dallarına benzetilir. Bu ince dallar inatçı olmayan, esnek ve değişen durumlara kolay uyum sağlayan bir yapıya sahiptir. Yang Ağaç üzeri Ateş yılı olan son derece inatçı, sert, prensipleri üzerinde sağlam duran ve uyumlu olması güç 2014 At yılına göre daha şiddeti az ve daha barışçıl bir yıl olacağa benziyor. 

Anlaşmazlıklar ve çatışmalar olsa bile sonunda muhakkak çözüme barışçıl bir yolla ulaşılacak.
Bu yıl saldırgan ve agresif olmaktan kaçınıp sakin ve uzlaşmacı olmakta fayda var.

Çin metafiziğinde Yin Ağaç büyüme ve hareketi temsil eder. İnsan vücudunda ise boyun, omurga, omurilik, sırt ve karaciğeri temsil eder. Yin Ağaç, elleri ve küçük kemikleri de temsil eder. Yin Ağaç gününde doğanlar alçakgönüllü, esnek, artistik becerilere sahip, moda ve  el sanatlarında kaabiliyetli, dikiş dikmede becerikli, çok iyi piyano çalan kişiler olurlar. Nicole Kidman, Madonna, Julia Roberts, Lady Diana, John Travolta, John Lennon, Prince William, Coco Chanel ve Yves Saint Laurent, Yin Ağaç gününde doğmuşlardır. Birçoğu kemiklerinden yaralanmışlardır. Madonna 2005’de doğumgününde attan düşüp bel kemiğini kırmış, Nicole Kidman oestropoza yakalanıp göğüs kafesini kırmıştır.Bu yıl ağaçlar, bitkiler ve çevre için iyi bir yıl olmayacak. Hava ve deniz kirliliği çok görülecek maalesef.


Keçi çok güçlü bir Toprak Elementidir. Çin metafiziğinde en güçlü Toprak ayı Temmuz’dur. Yaz mevsimi Ateş Elementi ile desteklenir. İçinde güçlü Ateş Elementi barındıran 2015 yılı dünya genelinde enerji sektörünün, hava yolu taşımacılığının, sportif aktivitelerin, eğlence ve yeme-içme sektörünün destekleneceğine, ekonomi ve borsanın yükseleceğine işaret ediyor.
Çok güçlü Keçi Toprak enerjisi, beraberinde doğal felaketleri (deprem,toprak kayması,hortum,tayfun, güçlü fırtınalar) nükleer ve çevre felaketlerini, salgın hastalıkları beraberinde getirecektir. Ayrıca Keçi Ağaç elementinin mezarıdır. Bittiği yok olduğu yerdir. 

İçinde hiç Su elementi barındırmayan kuru Toprak yılı ‘Yol’ ve ‘Çöl’ü temsil eder. Bu da beraberinde yollarda yaşanacak trafik kazalarını getirir. Bu yıl da bir Körfez Savaşı olması muhtemeldir. James Dean (30/9/1955) Yin Ağaç Keçi yılında trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Leydi Diana Yin Ağaç gününde doğup 1997’de trafik kazasında hayatını kaybetti. Çok dikkatli araba kullanılması gereken bir yıl..

Çin Tıbbında Toprak elementi mide ve pankreas ile ilişkilendirilir. Buna kas sistemi ve hücreler de dahildir. Kanser, Toprak Elementinin dengesizliğinden ortaya çıkar. Keçi Çin Astrolojisinde ‘Üçlü Toprak Cezası’  dediğimiz bir oluşumun parçasıdır. Öküz, Keçi ve Köpek bir araya geldiklerinde üçlü ceza oluşur, bu da kanseri tetikler. 2015’de Su Elementinin de yokluğunu gözönüne alırsak (ki bu böbrekleri ve bağışıklık sistemini zayıflatır) önlemek için su elementini arttırmak ve hücrelerimizi korumak için daha fazla antioksidan ve Omega-3 almak gerekir. Yin Ağaç boyun, omurga ve omurilik bölgelerini temsil ettiğinden bu sene de Su Elementi olmadığından vücudumuzun bu bölgeleri zayıf kalmaktadır.. Desteklemek için Kalsiyum, Magnezyum ve Omega-3 alınmalıdır. 


Bu yıl Toprak açısından çok güçlü bir yıl olduğu için pankreas ve şeker bağlantılı hastalıkların artacağı bir yıl olacak.. Karbonhidrat ve şeker açısından zengin gıdaların tüketilmesinde çok daha dikkatli olunmalı.  Obezite hastalığının da artış göstereceği bir yıl olan Keçi yılında her zamankinden daha çok taze sebze, meyve vb. lifli gıdaların tüketilmesine özen göstermek gerekmektedir.

Keçi ve Öküz tamamen karşıt burçlardır. Her ikisi de Köpek ile birleştiğinde ‘Toprak Cezası’ oluşturduklarından bu yıl da fazlasıyla deprem felaketi, trafik kazaları, mide ve kanser problemlerini getirecektir.

Keçi yılında doğmuş olanlar seneye kafa tutuyor olarak nitelendirildiğinden At Sembolü taşımalıdır. Ayrıca Öküz Burcuysanız seneye en zıt burçsunuz demektir. Bu yıl daha çok seyahat edecek, daha hareketli olacaksınız. Daha çok iş, ofis ve ev değişimi olacak ve daha çok seyahat gerçekleşecektir. Bütün bunlarla beraber daha dikkatli olmalı ve hızlı araba kullanmak, uçak kullanmak, paraşüt, sky diving gibi tehlikeli sporlardan uzak durmalısınız. 

Öküz burcunda doğanların (1937, 1949, 1961, 1973, 1985, 1997, 2009) bu yıl ‘At Sembolü’ taşımaları gerekir. At Keçinin vereceği olumsuz etkileri azaltır ve uzaklaştırır. Öküz burcunda doğanların bu sene doğrudan Güneybatıya seyahat etmemelerini öneririm. Orası bu seneyi temsil eden enerji ‘Grand Duke’ yani Keçi yönüdür.

Keçi yılı ile uyumlu olan Çin Astrolojisi burçları; At, Domuz ve Tavşan olup bu yılı son derece olumlu bir şekilde geçireceklerdir. Yılın olumlu etkilediği iş sektörleri başta Metal ve Ağaç Elementi sektörleridir. Metal; bankacılık, makina üretimi, mühendislik, bilgisayar ve high-tech endüstrileri. Ağaç elementi sektörleri ise tekstil, dergicilik, yayıncılık, medya ve çevrecilik. Ateş Elementi sektörleri; enerji, finans, eğlence, yeme-içme vb. ileri gitmekle beraber daha dikkatli bir tutum içerisinde olmalıdır. Toprak Elementi sektörleri bu yıl daha düşük performans sergileyecekler. Gayrımenkul sektöründe çok fazla rekabet görülecek. İçinde Yin enerji barındıran barışçıl, uyumlu,sakin ve sanatçı ruhlu Keçi tüm dünyayı bu ruhla etkileyecek 2014’ün sert ve sarsıcı etkilerinden kurtulmak hepimize bu yıl çok iyi gelecek.

Mutlu ve Huzurlu olmak için Feng Shui’den nasıl yararlanırız?
Şüphesiz yaşadığımız ve çalıştığımız mekanlar mutluluğumuzu, sağlığımızı ve bereketimizi yakından etkiliyor. Bu mekanlarda bizi etkileyen çok farklı enerjiler vardır. Bu enerjilerden bazıları bize şansızlık, hastalık vs. gibi olumsuzluklar getirir. Feng Shui’nin esası bizi çevreleyen bu zararlı enerjileri bastırmak, iyi enerjileri ise arttırmaktır.

Yaşadığımız mekanların tıpkı doğum haritaları gibi sabit enerji haritaları vardır. Ayrıca yıldan yıla değişen enerjiler de vardır. Bu yüzden sene başında iyi ve kötü enerjilerin ev ve ofislerimizin neresine denk düştüğünü  tespit etmeliyiz. Bu sene kazaları, belaları temsil eden ‘5 Yıldızı’ batıda. Olumsuz etkilerini hafifletmek için evimizin batısına mutlaka metal rüzgar çanı asmak gerekir. En kötü aylar Nisan, Haziran, Temmuz ve Ocak 2016. Hasta eden ‘2 Yıldızı’ güneydoğuda. Olumsuz etkilerinden kaçınmak için birbirine bağlı 6'lı metal para asmak güçlü bir tedbir olur.


Bu seneyi temsil eden enerji ‘Grand Duke’ güneybatıda. Bu alanda ‘Grand Duke’ü rahatsız edecek faaliyetlerden kaçının. Örneğin giriş kapınız ya da ön cepheniz Grand Duke alanında ise bu sene tadilat işlerine girmeyin. İş yerinizde oturuken yüzünüzü ‘Grand Duke’ yönüne çevirmeniz ona kafa tuttuğunuz anlamına gelir. Ancak sırtınızı verirseniz senenin enerjisini de arkanıza destek almış olursunuz. Bu sene sırtınızı batıya vererek oturmanızı önermeyiz. Çünkü bu yönde ‘Üç Ölümcül Güç’ var. Kuzeydoğu ise ‘Yıkım Pozisyonu’, Bu alanda da oturmayınız. Kavga ve hırsızlıkları tetikleyen yıkıcı ‘3 Yıldızı’ bu sene evlerin merkezinde. Olumsuz etkilerini hafifletmek için kırmızı bir obje kullanın. Kırmızı bir lamba, örtü, yastık vs. gibi. Skandalları temsil eden ‘7 Yıldızı’ ise bu sene güneyde. Geleneksel çözüm şeffaf bir su dolu vazo içerisine 3 bambu dalı koymaktır.



2015’de merkezde “3 yıldızı” deprem, kasırga triagramını temsil ediyor. Bu nedenle de 2015’de depremler olabilir. Etkilenecek alanlar ise orta ve batı alanlar. İçinde ‘orta’ kelimesi geçen her ülke etkilenebilir. Örneğin Orta Asya, Orta Doğu ve ülkelerin merkezlerinde bulunan şehirler.

Vee gelelim bereket ve aşk enerjilerine.. Bu sene bereket, kuzeyde kapısı olanlardan yana. Kuzey alanınız açık ve aktif yerlere denk geliyorsa örneğin salonunuz gibi bereket enerjileriniz canlı olacak demektir. Sınavlara hazırlananlar, akademik yapanlar, müsabakalara katılanlar doğunun enerjisinden faydalanabilirler. Eğer bu alanda yatak ya da çalışma odaları var ise ilerleme kaydettiklerini görebilirler. Çiftler romantik bir ilişki arayışında olanlar, bebek yapmak isteyenler, bu sene yaratıcı ve aşk dolu enerjiler evin güneybatısı ve kuzeybatısında. Umarım bu alan bir tuvalet ya da depoya denk gelmiyordur.

Çevremiz mutsuz insanlarla dolu. Eşini bulamayan kişilere neler önerirsiniz?
Hiç kimse yalnız yaratılmamıştır. Herkesin bir ruh eşi vardır. Önemli olan doğru yer, doğru zaman ve doğru insandır. Aşk her zaman vardır. Çin Astrolojisini öğrenirken hocam şöyle bir sıralama yapmıştı:  1. Kader 2. Şans 3. Feng Shui  4. Yapılan yardım ve iyilikler  5. Eğitim.
Kader içine doğduğumuz kalitedir. Bu iyi bir şansla beslenirse ne güzel. Bir de iyi Feng Shui’si olan bir yerde yaşayıp çalışıyorsak harika. Tüm bu faktörler bizim hayatımızın daha iyi olması için varlar. Kader hayat yolunda sürdüğümüz bir araba, şans ise yoldur.  Burada araba son model olup,yol patika olabilir veya araba külüstür yol otoban olabilir.  

‘Kaderin Dört Sütunu’ analizi işte bize tam olarak kaderimizle ilgili son derece doğru ve derin bir öngörüde bulunur. Bu analiz sistemi dört basit bilgiye dayanır. Bunlar doğduğunuz yıl, ay, gün ve saattir. Bu analizi yaparak kişinin karakterini, potansiyelini, insanlarla olan ilişkisini, para durumunu, evlilik ve ilişki durumunu, ne zaman risk alabileceğini, sağlığını,iniş ve çıkış dönemlerini ve zor zamanlarımızda kendimizi nasıl koruyabileceğimizi bilme şansına sahip oluruz.

Kaderimizde veya şans dönemlerimizde potansiyel eş veya partner gözükmese bile yine de hiç olmayacak anlamına gelmez. Ne yapsam karşıma çıkmıyor demektense daha çok sosyalleşmeli, diğer insanlara şans vermeli, ön yargılarımızdan sıyrılmalıyız. Bunun olmasını gerçekten istemek gerekir. Herkesin ‘Kaderin Dört Sütununda’ ‘Aşk Çiçeği’ diye adlandırdığımız bir yıldız vardır. Bu yıldız bir seneye, bir aya veya bir güne denk gelebilir. Genelde bu denk geldiği yılda karşımıza bir eşin çıkma olasılığı çok daha fazladır. Karşı cinse karşı daha çekici, güzel ve hoş gelebiliriz bu yılda. 

Çin Astrolojisi’nde  Fare, Ejderha ve Maymun burcuysanız yatak odanızın Batısına ‘Altın Renkli Horoz’ objesi koyun, bu yöne taze çiçekler de yerleştirin. Oradaki Aşk Çiçeği enerjisini harekete geçirir. Birbirine sarılmış kadın/erkek figürü de olur. Semboller her zaman bulundukları yerin enejisini aktive ederler. Tavşan, Keçi ve Domuz burcunda doğanlar yatak odalarının kuzeyine ‘Mavi Fare’ koyabilirler. Kaplan, At, Köpek burcundan olanların yatak odalarının doğusuna ‘Yeşil Tavşan’, Öküz, Yılan ve Horoz burcundan olanların yatak odalarının güneyine ‘Kırmızı At’ yerleştirmeleri önerilir. ‘Çift Mutluluk’  sembolü benim en sevdiğim sembollerden biridir. 2015’de evlerinin Güneybatı sektörüne bu resmi koymalarında fayda var. 

Feng Shui Uzakdoğu’da yaygın olarak başvurulan bir öğreti midir?
Dünya üzerinde büyük ölçekli uluslararası anlamda yaygın ve yüksek iş hacmine sahip bankalar, oteller, şirketler ve hatta dünya çapında üne sahip meşhur kişiler (Fortune 500 listesi kapsamına giren şirketler) de ofislerini, evlerini, çalışma ve yaşam alanlarını adapte etmekte ve bunun olumlu etkilerini görmektedirler.
Feng Shui uzakdoğu (HongKong, Malezya, Singapur vb.) ülkelerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Zaten Feng Shui uzakdoğu kaynaklı bir uygulamalar ve bilgiler bütünüdür.

Size bir anımı anlatayım.. Birkaç yıl önce HongKong’da uluslararası büyük bir lojistik firmasının üst düzey yöneticisi ile sohbetim sırasında yeni ofislerine taşınacaklarını, bütün dekorasyon ve taşınma işlemlerinin hazır olduğunu, ama Feng Shui uzmanının ofislerinde yapacağı uygulamalar bitmediğinden taşınmalarına izin vermediğini, bunun kendileri için çok önemli olduğunu ifade etmişti. Yine bir örnek vermem gerekirse yapımı 1985’de biten HongKong’da bulunan HSBC Bank binası tamamiyle Feng Shui bilgilerine uygun tasarlanıp inşa edilen en meşhur binalardan bir tanesidir.


Kendi hayatınızdan ve dostlarınızın hayatından örnekler verir misiniz?
Feng Shui’yi öğrenmeye başladığım yıl bir arkadaşımın evinde otururken duvarda asılı olan bir tablo gözüme çarptı. Benim de çok sevdiğim ressamın yalnız başına oturan boynu bükük mahzun bir kadın resmiydi. Arkadaşım tesadüf o resmi salonunda aşk, ilişkiler ve evlilik yönüne asmıştı. Kendisine bu resmin doğru bir yerde olmadığını, en azından yerini değiştirmesinin iyi olacağını söylemiştim. Arkadaşım oralı olmadı. Sonraki iki buçuk yılı eşiyle ayrı düşerek çok zor, yalnız ve mutsuz geçirdi. Tıpkı resimdeki boynu bükük kadın gibi. 


Aynalar Feng Shui’nin aspirinidir denir. Doğru yerde kullanıldıklarında elbette. Aynaların evlerin girişine asılmaması önerilir içeri giren chi enejisi aynadan geri gider.  Bir dostumun evine girer girmez karşı duvara astığı ayna bakın başına ne işler açtı. Ayna büyüklü küçüklü bir çok çerçeveden oluşmuş bir modeldi. Eve girdiğinizde kendinizi parçalanmış olarak görüyordunuz. Evinin dekorasyonu bitip aynayı astıktan sonra arkadaşımın başına bir çok sağlık sorunu geldi. Bu da yetmezmiş gibi yanlış teshişler ve üstüne ameliyat, onu paramparça etti.. Tıpkı aynanın yaptığı gibi.
Ne görüyorsanız odur, nasıl görünüyorsanız öylesinizdir. Evrene verdiğiniz mesajlar doğruysa, doğru şeyler olur.

Bir arkadaşımın bekar yaşadığı evde Feng Shui düzenlemeleri yapıyordum. Bir de baktım ki evin bolluk bereket yıldızı banyo ve tuvalete denk geliyor. Plan üzerinde baktım ki çok az da olsa banyodan diğer odaya taşan bir otuz santimlik duvar var. O küçücük yerden maksimum faydalanalım diye buraya bolluk ve bereketi temsil eden kırmızı balıklar ve paralar astık. Bir hafta sonra arkadaşım aradı, çok uzun zamandır satamadığı bir daireyi sonunda satmıştı.

İş yerimiz ve evimizin aynı mekanda olması sakıncalı mıdır?
Günümüz şartlarında artık birçok kişi evden çalışıyor. Eğer sizde evden çalışıyorsanız bunun çok büyük rahatlığı yanında ciddi anlamda da bir öz disiplin gerektirir. Bir yandan televizyon, evde yaşayan insanların hareketliliği, ev işleri derken konsantrasyonunuz dağılır. Çalıştığınız odanın evin sakin bir köşesinde olması iyi olur. Ziyaretçisi fazla bir iş yapıyorsanız o zaman da evin girişine yakın bir yerde olmalı ki gelen insanlar evin en arkalarına kadar gitmesin. Masanızı her zaman derli toplu tutun. Dağınık masa dağınık kafa demektir. Düzenli bir temizlik programı uygulayın. Masanız üzerinde süs eşyaları minimumda olsun. 

Çalıştığınız mekanın yang enerjisini arttırın. Aydınlık ve iyi havalanmış olsun. Çalıştığınız masanız iyi bir yönünüze doğru konumlansın (Atalardan destek yönü veya bereket yönü gibi) Sırtınız bir duvar önünde olursa daha korunaklı hissedersiniz. Mümkünse oda kapısına bakarak oturun, bu da size oranın kontrolünü sağlar. 

Doğal taşlardan faydalanın. Kuvars ve  sitrin yaratıcılığınızı arttırır ve odaklanmanızı sağlar. Arkanızdaki duvara bir dağ resmi asarsanız size güç ve destek hissi verir. Odanın veya masanızın güneydoğu yönüne akan su ile ilgili resimler koyun. Su bereketi temsil eder. Odanızın veya masanızın güneyine bir ışık koyun. Ününüzü arttırır.


Fatmagül Alacakaptan 
1968 yılında Ankara’da doğdu. St. Benoit lisesi, daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Görüntü Tiyatro Dekor Kostüm Bölümü'nden mezun oldu. 

Feng Shui’ye merakı uzun yıllar önce başladı. Konuyla ilgili birçok kitap okudu. 2010 yılı kendisi için bir dönüm noktası oldu ve tüm hayata bakışı değişti. Büyük Üstad Grand Master Raymond Lo ile tanıştı. 2010, 2011 yıllarında Feng Shui, Çin Astrolojisi, I Ching ve Face Reading eğitimlerini tamamladı. 

2012 yılında Shanghai’ da İleri Düzey eğitimini tamamladı ve IFSA onaylı diplomasını aldı. Fatmagül’ün ailesinde hiç Çinli yok ama tüm bu Uzak Doğu felsefesi ve Taoist sisteme olan inancının ona Orta Asya’da yaşamış Şaman Atalarından geldiğine inanıyor.



Yorumlar

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara