Burcu Şahin: "Duvar kağıtlarının geçmişi yok edercesine yırtılıp atılabilirliği, narin bedenli tel heykellerimdeki metalin gizli gücü.."



Burcu Şahin'in inşaat telleri bükerek yaptığı narin bedenli heykellerini gördüğümde daha yakından tanımak istedim. Kendisi aslında mimar. 1996'da başlamış resim yapmaya.. Mimarlık alt yapısının önemli katkıları olmuş sanatına. Datça'da yaşayan şanslı insanlardan..

Eserleriniz üzerinden sanatınızın gelişim ve değişimini anlatır mısınız?
Merkezinde insan olan resim anlayışım oldu hep.. Bu durumda en iyi tanıdığım beden üzerinden, yani kadın bedeninden yola çıktım.

Kendi hayatımı referans aldım.. Zamansız ve mekansız resimler yaptım.. Eserlerimi izleyenlerin kendi mekan ve zamanlarını bulmalarını istedim.. Düşüncelerimi renkle, çizgiyle ve malzemeyle buluşturdum.. Leke resmi yapmayı hep önemsedim. Zaman zaman parçalanmalar, zaman zaman mercek altına almalar..

Değişik malzemeler kullanmayı hep sevdim.. Malzemelerimi kullanırken herbirine bir anlam yükledim.. Duvar kağıtlarının geçmişi yok edercesine yırtılıp atılabilirliği, tel heykellerimdeki metalin inşa ettiğim narin bedenlerdeki gizli gücü..  ya da Harem serisindeki keçelerin sabrı ifade etmesi gibi..  Mimarlığın etkisinden


olsa gerek, bildiğim bütün malzemeleri kullanmayı seviyorum.. Bu da beni üç boyutlu çalışmaya yönlendiriyor.

Malzeme ve tekniğiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Temelde tuval üzeri yağlıboya çalışıyorum ama farklı malzemeler beni çok cezbettiği için sürekli deniyorum.. Ahşap, keçe, duvar kağıdı, yelken bezi, sıva teli, teneke..

Resimde ne yaptığınız değil, nasıl yaptığınız önemlidir. Buradaki ‘nasıl’ın malzemeyle bağlantısı yoktur.. O felsefeyi, duyguyu, düşünceyi ve teknik kuralları içerir. Malzeme sadece araçtır.. Mükemmel olması değil, nasıl kullanıldığı önemlidir. Malzemeniz işinizin önüne geçiyorsa tehlike var demektir... Malzemeye hakimseniz eser güçlü olur.

Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim?
Sanatçı özgür, tutkulu, farklı düşüncelere sahip, dünyayı, ülkesini yakından takip eden ve bunları kendi içinde yoğurup insanlara aktarabilen kişidir. Sanatçılar tarihe tanıklık ederler. Özgün olabilmek önce kendini tanımakla, sonra da çok ama çok çalışmakla olur. Sanatın tanımını yapmak artık günümüzde çok zor. Sınırlar kalktı.


Mutluluk ve sanat arasında bir ilişki var mı sizce?
Elbette var.. ama sanki mutsuzlukla daha çok var.. Mutsuzluk sizi daha çok üretmeye yönlendiriyor.. İş bittiğindeki mutluluk ise anlatılamaz.. Burada biraz da içiçe geçme durumu var. Kontrast ilişkisi gibi.. biri diğerini öne çıkarıyor..


Bir de komik bir durum var. Resim yapmanız engellenirse mutsuz olursunuz ve yaparsanız mutlu olacağınızı bilirsiniz. Tuvalin karşısına geçersiniz, nasıl başlayacağınızı bilemez gene mutsuz olursunuz.. Öyle veya böyle, sanat benim mutluluk iksirim..

Datça'da mutlu musunuz? Sanatınız ve yaşamınız üzerinde ne gibi etkileri oldu?
Hem de çok mutluyum..Burası da gittikçe bozulmakla birlikte hala huzur var. Sanatımı henüz olumlu etkilediğıooini düşünmüyorum..

Ülke olayları ve bunun sanat ortamına yansımaları ister istemez bizleri çok etkiledi.. Bu durumdan çıkabilmeyi diliyorum..

Sizi yaratmaya iten, tetikleyen unsurlar, ilham kaynaklarınız nelerdir?
Sanatçı çevresine,yaşanan olaylara duyarlı kişidir. Beni de öncelikle kendi hayatım, çevremde gelişen olaylar tetiklemekte.. Sanatçı tarihe belge bırakır, o nedenle de gözlemcidir.

Sanatın insan yaşamındaki yeri nedir, ne olmalıdır? 
Sanat aslında insanın doğasında var olan bir olgu. Mağara resimlerinde o günün haberleşme aracı olsalar da aslında insanın kendini ifade etme biçimini görürüz.. Yüzyıllar içinde de bu böyle olagelmiş.. Bugün ise ülkemizde ne yazık ki ifade özgürlüğü kısıtlanmakta..

Ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal baskılar çırpınmakta olan plastik sanatları yok etme yolunda.. Eğitim cumhuriyet döneminin herhalde en düşük seviyesinde.. Okullarda resim, felsefe, mantık dersleri yok.. Düşünmeyi bilmiyor ki kendini bilsin çocuk.. Bunların yakın zamanda da düzeleceğini düşünmüyorum...


Günümüz sanatı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Türk resmi derseniz şu anda en durgun dönemini yaşıyor. Dünya sanatında ise internet ortamının faydalarını ve zararlarını net bir şekilde görüyoruz.. Bu da etkilenmeden çok kopyalamayı getiriyor.. Bütün sanatçıların etkilendiği biri ya da bir usta vardır.. Ama şimdilerde gençler dijital imkanları kullanarak kopya resimleri sunuyorlar piyasaya.. Bunun uzun ömürlü olması mümkün değil..
Kavramsal sanata girmek istemiyorum.. O çok karışık ve ayrı bir mecra..

Beğendiğiniz sanatçılar ve eserleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Francis Bacon, Tamara Delempica, Paula Rego severim.  En çok Bacon’dan etkilenmişimdir.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
çok yaratıcı ve ilham verıci

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara