Aylin Zaptçıoğlu: “Sanat çocukken yabancısı olmadığımız bir şey. Yaş ilerledikçe korunabilirse insanlar kendilerini daha sağlıklı ifade edebilir..”


Aylin Zaptçıoğlu’nun dördüncü kişisel sergisi “Festival ve Ziyafet” İstanbul Evin Sanat Galerisi’nde 21 Ocak’a kadar gezilebilir. 

Resimlerinde oluşturduğu yalın kompozisyonlarda figürleri ön plana çıkaran Zapçıoğlu yeni sergisinde,  insanın evrildiği süreçte topluluk oluşturma ihtiyacını, bunun bireydeki ve etrafındaki yansımalarını konu alıyor. 

Bazen kader arkadaşları da denilebilecek hayvanlar ve doğanın bakış açısını da görebileceğimiz insanın, resimlerde topluluk ötesindeki tarafını anlatıyor.  Aslında çok yakın olduğumuz aynı zamanda da çok uzak gelen yaklaşımlarla karşımıza çıkıyor.

Eserleriniz üzerinden sanatınızın zaman içindeki gelişim ve değişimini anlatır mısınız?
Genelde formu ve etrafıyla ilişkisini gözlemliyorum. Kullandığım teknik ve dil zamanla yalınlaşıyor ve yalınlaştıkça bana daha keyif veren detaylar keşfediyorum.

Son çalışmalarınızın hikayesi nedir?
Önceki çalışmalarımın devamı ve bir dönemeç gibi. Bir çerçeve çizmem gerekirse insanın doğayla ilişkisi, üstüne çıkma eğilimi, yarattığı dengesizlik ve aslında ondan ayrılamaması..



Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim?
Sanat aşkın tarafımızı keşfedebileceğimiz bir oyun alanı ve bizimle evrim geçiren başka bir dil gibi. Sanatçı da tercüman olabilir..

Çoğu insan sanatçının diğer insanlardan daha farklı olduğunu düşünüyor. Sizce de böyle mi? Neden?
İşlevsel açıdan olabilir ama 'diğer' insanlardan farklı olduklarını söylemek dar bir bakış gibi geliyor bana. Bu galiba sanatçıyı tanımlama şekillerimize göre değişiyor.

Mutluluk ve sanat arasında bir ilişki var mı sizce?
Mutluluk-müzik, mutluluk-dans, mutluluk-yemek, mutluluk-seks arasındaki ilişki gibi... Bizi bazen sadece keyiflendiren bazen de farkındalığa getiren bir yol bence..

Sizi yaratmaya iten, tetikleyen unsurlar, ilham kaynaklarınız nelerdir?
Genelde doğaya hayranlık ve uyandırdığı merak..



Hayran olduğunuz sanatçılar ve eserleri hakkında neler söylemek istersiniz?
Geleneksel uzak doğu sanatının birçok örneği beni çok etkiliyor. 
Bir de şimdi aklıma gelenlerden Bosch, Brueghel, Dürer’e bakmaktan hiç sıkılmıyorum.

Sanatın insan yaşamındaki yeri nedir, ne olmalıdır?
Sanat tazeleyici ve iyileştirici olabilir. Çocukken zaten yabancısı olmadığımız bir şey ve bu yaş ilerledikçe korunabilirse insanlar kendilerini daha sağlıklı ifade edebilir diye düşünüyorum.

Günümüz sanatı hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Günümüz sanatı her zaman olduğu gibi içinde yaşadığımız dönemin bir yansıması. İçinde olunca tanımlaması zor oluyor ama kaotik ve heyecanlı kelimeleri aklıma geldi.


 Aylin Zaptçıoğlu (1985)
2008 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü, Nedret Sekban atölyesinden mezun olan Aylin Zaptçıoğlu, aynı sene “Sakıp Sabancı Sanat Ödülü” Resim Bölümü Üçüncülük Ödülü’nü ve AIAS tarafından düzenlenen “Marmara Üniversitesi Sanat ve Tasarımda Dünya Birinciliği Yarışması” Türkiye Onur Birinciliği Ödülü’nü aldı.

2011 ve 2013 yıllarında birinci ve ikinci kişisel sergilerini Evin Sanat Galerisi’nde açan Zaptçıoğlu, 2012, 2013 ve 2014 yıllarında ARTIST / Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı’na katılmıştır. Sanatçının katıldığı ulusal ve uluslararası karma sergiler arasında “İpek - Ahmet Merey Resim Yarışması Sergisi (2005, 2006), “Türk Kalp Vakfı Resim Yarışması Sergisi” (2006, 2007), “Nuri İyem Resim Ödülü Sergisi” (2006), “32. DYO Resim Yarışması Sergisi” (2006), “Mail Art for Bike” (2007, Bologna, İtalya), “Bologna Güzel Sanatlar Akademisi - Erasmus Öğrencileri Sergisi” (2007, Bologna, İtalya), “Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi, Karma Sergi” (2009), “Uluslararası Ekslibris Yarışması Sergisi: Ütopya Ormanı” (Bodio lomnago, İtalya, 2009), “7. Uluslararası Meksika Bienali, Ekslibris Yarışması: El Burro” (Zacatecas, Meksika, 2009), “Genç Ustalar / Usta Gençler Resim Sergisi” (Beşiktaş Çağdaş Sanat Galerisi, 2010) yer almaktadır.

Yorumlar

Bu yorum yazar tarafından silindi.

Ayın en çok okunanları:

Ömer Muz: "Resmettiğim İstanbul, Sait Faik’in, Orhan Veli’nin, Salah Birsel’in İstanbul’u...

Oniki Adalar'ın üç gülü: Symi, Leros, Kalymnos

Biorezonans nedir? Op. Dr. Hasan İlkehan: "Biorezonans geleceğin tıbbı olarak adlandırılabilir..."

Cem Şen: "Eğer bir öğreti, özünü bir parçacık bile yitirmeden her koşula uyum sağlayabiliyorsa o zaman gerçek bir öğreti demektir."

Thassos Adası: Yanıbaşımızdaki tatil cenneti

Sıdıka Rodop: "Mücevher tasarımında zamansızlık, işlevsellek, yenilikçilik kavramları biraradadır."

Bu Blogda Ara