16 Mayıs 2017

Akın Yıldırım:"Yaşama anlam yüklemeye niyetlenen ve bunun için çeşitli dozlarda deliren tek tür biziz.. Yaşamın anlamı -sadece- onu sürdürebilmektir.."


Akın Yıldırım'ın "Ateşle Oyun" isimli heykel sergisi, 16 Mayıs'ta Galeri Selvin'de açıldı. 10 Haziran 2017 tarihine kadar gezilebilir.

Sanatçının heykellerinin büyük bir kısmında gerçeğe, soyuta, mistik ve gerçeküstüne ulaşan insan ve hayvan dünyasını ve başkalaşımlarını izlersiniz.

SNBA (Société Nationale des Beaux Arts) tarafından Louvre Müzesi’nde her yıl düzenlenen ve uluslararası delegasyonların katılımı ile gerçekleşen "Salon Sergileri"nde ülkemizi temsil eden sanatçılar arasında yer alan Akın Yıldırım, 2008 yılında “Jüri Özel ödülünü” almıştır.

Nedir yaşamın size göre anlamı? Sanat neresindedir?
İnsan bu dünyada pek çok şeye tanıklık ediyor ama sahip olduğu tek şeyin, duyguları olduğunu anlamamakta direniyor.. Yaşama anlam yüklemeye niyetlenen ve bunun için çeşitli dozlarda deliren tek tür biziz.. Yaşamın anlamı -sadece- onu sürdürebilmektir..



Sanat, insan ruhunun anlamını arayanlar için gerçek anahtardır. Herşeyini kaybetmiş bir mülteciye veya şaşalı bir opera binasında nefis bir eser seyreden birine göre; bir Rubens eseri çok farklılıklar gösterir. Ama her şartta sığılınacak en güzel limandır sanat.

Sanat.. işte bu anlam verme süreçlerinde en ideal ve gerçek yoldur. Çünkü doğallıktan kopuk sanat, ütopik ve sürdürülemez olabilir..


Son serginizin hikayesi nedir?
Ben hem konular, hem malzemeler, hem de teknik olarak olabildiğince dağılmayı severim.  Çünkü dağıldıkça toplanmak gerekir ve sonsuz bir maceraya açılınır. Ateşle oyun; gerçek anlamda da ateşle oyundur. Bu sergide konu insan ve hayvanlardır. Çeşitli duygular..

35 sene oldu.. yüzlerce iş yaptım. Şimdi bakıyorum da istediklerimi yapabilmem için daha binlerce yıl yaşamam gerek!


Sanat ve mutluluk arasındaki ilişki nedir size göre?
Sanatçı veya sanatsever olmak mutlu olmayı gerektirmez tabii ki. İnsanın mutlu olmaya niyet etmesi de çok yerinde olur.. Bazen o bile yetmez.

Sanatınızın gelişim ve değişimini eserleriniz üzerinden anlatabilir misiniz?
Gelişim ve değişim sürecini benim anlatmam tuhaf olur .. Bunu bir başka ağızdan dinlemek gerekir.

Nasıl başladınız? Nasıl ilerledi? 
Oldukça çocuksu bir şekilde başladı tabii ki.. Yirmi yaşının gerektirdiği gibi.. en çok bu işten nasıl keyif alırım? neye daha yatkınım? gibi sorularla.. Bir süre resim yaptım ama üç boyut daha baskın çıktı.. bir bakır heykel denemesi umut verdi.. Sonrası.. aralıksız bir maraton oldu. Ahşap heykeller, hayvan kemikleriyle çalışmalar, karışık materyaller ile çalışmalar.. fonksiyonel işler..

Hedefiniz nedir?
Hedef öncelikle mutlu hissetmek galiba.. Sonra geliyor diğer şeyler..

Malzeme ile ilişkiniz hakkında neler söylemek istersiniz?
Son on yıl pirinç materyali ile geçti.


Eserlerinize bakan izleyiciler hakkındaki yıllar içindeki izlenimleriniz neler?
Kendi dünyamı karıştırıp durdum. İçimde bir yığın ekol var. Bazen tanımlanmamış düşünceler bile boy gösteriyor. Ana bir damar hep ortada sanırım. Çünkü dostlar "nerede senin bir işini görsek onun senin olduğunu hemen anlıyoruz" diyorlar.
En beğendiğiniz sanatçıları merak ediyoruz.. 
Leonardo, Rembrandt, Goya,Van Gogh.. şeklinde uzar gider..


Akın Yıldırım
Kabataş Erkek Lisesi’nde okudu. 1984’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) Temel Sanat ve Bilimler Bölümü'nden mezun oldu. İlk heykel sergisini 1989’da gerçekleştirdi.

Uzun yıllar bakırla çalıştı. İlk dönemlerde totemler ve detaylı müzik enstrumanları serileri, dışavurumcu ve sürreel çalışmalar yaptı. Zaman zaman soyut işler denedi. Soyut çalışmaların çok büyük bir kısmı masif ahşap heykellerdi. 1992 yılında “Fonksiyonel Heykeller” adı altında bir sergi açtı. 1994 ile 1998 yılları arasında çeşitli hayvan kemikleriyle çalıştı; bunları masif kullanmakla birlikte bazı heykellerde bakır protezler ve ahşap kullanarak birbirlerini yaratan, destekleyen formlar üretti.
Gerçek formları hiçbir zaman dışlamadı. Naturel bir bakış açısıyla anatomik olarak, insan ve hayvan heykelleri çalıştı. Farklı bakış açıları, derin izler bırakmış bazı ekolleri içeren, tek heykelin bünyesinde birbirinden farklı ekolleri görebileceğimiz çalışmalar yaptı. 2006’dan sonra sıklıkla kullandığı bakırın yanısıra pirinç heykeller çalışmaya başladı. 

İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren sanatçı Akın Yıldırım, bugüne kadar pek çok kişisel sergi açmış, yurtdışında ve yurtiçinde sanat fuarlarına katılmıştır. 

Hiç yorum yok: