04 Şubat 2018

Zeynep Değirmencioğlu: “2018’de Aslan “ben yönetirim” derken, Kova “önce insanlık, biz biriz” diyeceğinden büyük bir zıtlaşma olabilir..”

2018 öngörülerini astrolog Zeynep Değirmencioğlu’ndan rica ettim. Sorularımı oldukça detaylı yanıtladı:

Dünya, kötülüğün kazandığı bir yer olmaya devam edecek mi?
Bu sorunuza, astrolojik görünümlere değinmeden önce bazı tespitlerde bulunarak başlamak daha açıklayıcı olur.
Sorulan konunun yanıtını, insan faktöründe ve insani değerlerin erozyonunda aramalıyız. 90lı yılların sonundan itibaren hızlanan günlük yaşamın telaşı, mevsim değişimleri, nüfus artışı, doğal afetler ve bütün bunların kolektif bilinçte oluşturduğu korku olarak açıklamak mümkün. Dünyaya hâkim güçlerin sömürgeler oluşturmak için yeni yönetim arayışlarını da sayabiliriz.

Ülkemiz üzerinde ise 50li yıllardan itibaren dış güçlerin uygulaması ile başlayan dil, eğitim, kültür tahribini de ayrıca anımsamalıyız. Köreltilmeye çalışılan insani erdemler büyük bir korku dalgası ile derin bir uykuya daldığından söz edebiliriz. Günümüzde sosyal medyanın da katkısı ile her şey maddeye ve dış görünüşe endeksli yaşanıyor.

Sevgi, şefkat, vicdan, merhamet ve ahlaki duygular neredeyse yok ediliyor. İnsan varlığı öz benliğini bilmek arzusunu taşır. Bilgi edinmek deneyimle kazanılır. Beden maddedir dolayısıyla konfor ve lüks ister. İşte bu doyumsuzluğa esir edilen insanlık, dünyanın da tazelenmesi ile özünü/kendini hatırlayacak ve esaretten kurtulacak.

İnsan eliyle üretilen her türlü konfora bir bedel öderken bizden sadece düzenine saygı duymamızı bekleyen ‘dünya anaya’ bir şey ödemeyi, kestiğimiz ağacın yerine bir fidan dikmeyi, suyun akış yönünü kapatmamayı, bunun dünyaya karşı bir sorumluluk olduğunu asla göz önüne almadığımız gibi sonuçlarını hiç mi hiç düşünmüyoruz. Suya ve toprağa akıttığımız kimyasallar, deterjanlar, tarım ilaçları, orman yangınlarıyla yok olan, yapı taşları bozulan doğal denge, iyileşmek için kullandığımız çeşitli ilaçların suya ve tarım alanlarına verdiği zararlar pek umurumuzda değil. Dolayısı ile sorunuzun yanıtı Dünya’da yaşam süren insanların tutum ve davranışları, sorumluluk bilincine uyanmasıyla kötülüğü yenebilir. 

Özetle nasıl bir Dünya hayal ediyor, istiyorsak onunla karşılaşacağız. İlaveten bahsi geçen sorunuzun nedenlerinin farkına varılışı ülkemizde yani Anadolu’da başlamış durumda ve hızla yayılıyor. Neyse ki ülkemizin göksel haritasında Anadolulu kişilerin DNA kodları büyük bir korumanın altında ve bu değerler suya atılan bir taşın yaydığı dalga gibi tüm dünyaya da etki edecek güçtedir.



Gezegenleri, burçları ve evleri tanıyalım.
Soruları yanıtlamadan önce kısaca astrolojinin nasıl bir sistem olduğuna değinelim.
Astrolojinin diliyle gezegenler ‘ne?’ sorusuna, burçlar ‘nasıl?’ sorusuna, evler de ‘nerede?’ sorusuna cevap verir. Astroloji de bu üç soruyu, ‘gezegen, burç ve ev özelliklerini birleştirerek yorumlamak’ olarak tanımlanır. Gezegenleri bir tiyatro oyununu canlandıran aktris/aktör olarak tarif edersem burçlar bu oyuncuların kostümlerini oluşturur. Evler de o gösterinin sergilendiği sahne dekoru olarak ifade edilebilir. Bu tarife göre de bireyler bu oyunu yöneten, idare eden yönetmenlerdir. Beylik sözlerden olmasına rağmen ‘hayat bir tiyatro oyunu’ demez miyiz?

Astroloji ilminde iyilik/kötülük gibi ayrımlar yoktur. Gökyüzünden Dünya’ya yansıyan enerjiler çeşitli hız ve güçte akarlar. Bu enerjiler yansız yani tarafsızdır. Enerjilerin itme ve çekme gücü sayesinde uzayın içinde devinen gezegenler ve sabit yıldızlar, birer gök cismidir. Evrende devinen kozmik enerjiler, yıldız ve gezegenlerin kendilerine has titreşimleriyle birleştikten sonra, Dünya’ya ve içimizdeki uzaya akarlar. Başımıza bir olay geldiğinde, nedense suç hep yıldızlardadır! Genel inanış, yıldızların/gezegenlerin dünyayı ve insanları idare ettiği yönündedir. Sizleri hayal kırıklığına uğratacağım ama bu, yüzyılların birikimiyle gelen büyük bir yanılsamadır.
Makrokozmozdan, mikrokozmoza yansıyan enerjileri harekete geçiren, eyleme döken, ‘insanın’ ta kendisidir. Dolayısıyla  “Gezegenler bizi yönetmemekte, biz gezegenlerden akan enerjiyi yönetmekteyiz.”

Astrolojinin rehberliğini kullandığımızda; gezegenlerin bulunduğu burç ve ev, yani ‘deneyim alanlarının’, pozisyonlarını hesaplayarak, yeryüzüne akan enerji ‘potansiyelinin’ hangi alanda ve nasıl açığa çıkacağını bulabiliriz. Ayrıca astrolojik yorumlar kehanet içermez. Bir farkla! Kitleleri yönetenler, halkı en doğru şekilde ve ihtiyaçlarına göre refaha kavuşturması, dış ilişkilerde saygınlığı ve söz hakkını elde edebilmesi için ülkenin göksel enerjisini kullanması adına, yönlendirilir. ‘Enerji okuma’ tekniği olarak da adlandırılan astroloji, gök kubbede oluşan gezegen açılarının hesaplanması sonucunda, bireyin olası potansiyelini anlamamıza ve bilinçaltımızda harekete geçecek olası davranışları kavrayıp hazırlıklı olmamıza yarayan, farkındalığımızı arttıran bir rehberdir. Astrolojik incelemede duygu, düşünce ve mantık üçgeninden oluşan enerji potansiyelinin doğru yerde, doğru zamanda kullanılmasına olanak verir.

2018, insanlığın doğaya daha insaflı olduğu bir yıl olabilecek mi?
Bu soruya hiç tereddütsüz evet yanıtını verebilirim. Şöyle ki; 2018 yılının Mayıs ayı ortasında Uranüs Boğa burcuna geçtiğinde yaklaşık yedi yıl doğayla insanın buluşmasına işaret olarak alınabilir. Uranüs ani parlayan ışık gibi hem özgürlük verir hem de fırsatları ortaya çıkaran bir enerjiye sahip gezegendir. Yenilikçiliği, aykırı fikirleri, insanlığın üstündeki ataletten sıyrılmaya yarayan bir uyarıcı gibi düşünülürse başkaldırıları da beraberinde uyandırır.
Boğa burcu toprak gurubu burçların birincisi olarak tarımı, bolluğu, bereketi, üret genliği, sanatı ve tabiatın güzelliğini ifade eden bir burçtur. Bu iki özellik ülkemizde gözle görünür olmaya adaydır. Doğayla barış zaten başlamış durumda ve giderek yaygınlaşacağından söz edebiliriz.

İnsanlık 2018'de de doğal afetler ve savaşlarda telef olmaya devam edecek mi?
2018 yılında önemli sonuçlara dönüşeceğine işaret eden Güneş ve Ay tutulmaları olacak. Savaşa işaret eden bir takım girişimler olsa da Aslan burcundaki tutulmalar bu girişimlerin önünün kesileceğine işaret olarak alınabilir.

31 Ocak’da Aslan burcunda tam Ay tutulması; 15 Şubat’ta Kova burcunda parçalı Güneş tutulması olacak. 

Sabit burçlarda gerçekleşecek bu doğal göksel hareketlerin Dünyamızdaki yansıması ile başta Amerika olmak üzere yönetimde bulunanların birçoğu liderliklerini kaybedebilirler. Ayrıca yılın ilk aylarında gerçekleşen tutulmaların tekrarını 13 Temmuz’da Yengeç burcunda parçalı Güneş tutulması ki Amerikan halkı üzerinde güçlü etkisi olasılıklı.

27 Temmuz’da Kova burcunda tam Ay tutulması; 11 Ağustos’ta Aslan burcunda yine parçalı Güneş tutulması gerçekleşecek.

Genel bir bakışla ifade edilirse ABD ve AB gibi dünyanın büyük otoriteleri yılbaşından itibaren ekonomileri başta olmak üzere siyasi fikir ve görüşlerini ifade edişlerinde  “kısıtlanacaklarını“ söylemek mümkün görünüyor. Politik diplomatik ve ekonomik işbirliği gibi ilişkilerde karışıklık ve belirsizlik büyük anlaşmazlıklara dönüşebilir.

Astrolog Zeynep Değirmencioğlu
Bu göstergeden, Amerika Birleşik Devletleri, Orta ve Kuzeybatı Avrupa ülkeleri, Rusya ve Çin de değişimin kıpırtısıyla sarsılacak ülkelerdir. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri ile Kore ve Çin arasında tedirginlik dünya barışını tehlikeye atabilir. 

Uzun bir zamandır iç savaş ve karışık, huzursuz görünse de Ortadoğu hep karışık ve ne olacağı belli olmayan bir yerdir. Ortadoğu da kargaşa ve değişim rüzgârları yakın ülkeleri de değişime zorlayacak gibi görünümler mevcut. Yılın ilk yarısında yeni bir mülteci akını, olasılıklar arasında bulunuyor.

Dikkatlerden uzaklaşmış olsa da dünyada karışıklığa neden olabilecek terörün yuvalanacağı, savaş senaryolarının uygulamaya geçirileceği asıl riskli bölgenin Afganistan, Pakistan, Bangladeş ve çevresinden patlak vermesi söz konusu olabilir. Amerika’da ve Avrupa’nın bazı şehirlerinde sabotajlar, terör faaliyetlerinin sarsıcı sonuçlara dönüşmesi olasılıklar arasında sayılabilir.  
                                                
Ekvatorun alt ve üst bölümünde yer alan Yengeç ve Oğlak dönenceleri hattında kalan Güney Asya ve Orta Amerika ülkeleri hem afetlerle hem de yönetim biçimlerinin değişimiyle karşılaşacak olan yerleşim bölgeleridir. Köklü değişim başta ekonomik akışta, siyasi uygulayışta ve günlük yaşamın işleyişinde belirecek.

Dünya liderleri kargaşa ve kaosu pompalayarak halkları savaş tedirginliğine itse de bu olasılığın yavaş yavaş gündemden uzaklaşacağına işaret eden güçlü enerjiler de var.

Teknolojinin insan yaşamına etkileri ne yönde olacak?
Teknolojideki baş döndürücü yenilikler, daha çok temiz enerji üretmek üzere çalışmalarına devam edecek. Sağlığa katkısını göz ardı edemeyeceğimiz kadar mucizevî sonuçlarını günlük yaşamımızda da göreceğimizi söyleyebiliriz. Yapay zekâ ve robot üretme çalışmaları ise zamana yayılarak sessizce yürürlükten kaldırılabilir. Aslında bizler bu konuyu yeni teknoloji olarak duymuş olsak da bu alanda çalışan uzmanlar, uzun yıllardır yapay zekâ vb gibi çalışmaların sonuçlarını deniyor ve tehlikesi biliniyordu. 

Her şeyin bir faydalı bir de zararlı tarafı olduğunu göz önünde bulundurursak, teknolojinin de doğa dengelerini manipüle ederek bazı tetikleyici girişimlerle suni fırtınalar, toprak/yer kaymaları, yeraltı sularının yönünün değişimi hatta deprem oluşturabilen teknoloji de (HAARP Projesi vb) Dünya’nın doğal gelişimine engel olmakta. Nükleer ve biyolojik silahlar, laboratuar ortamında geliştirilen mutasyona uğratılan virüsler gibi tehlikelere de neden olduğunu unutmayalım.

Hangi burçlar sağlığını korumaya özen göstermeli?
Burada anlatılan burçlara göre sağlık uyarı ve önerilere okurların yükselen burçlarına göre de değerlendirmeleri yararlı olur.
Başta Oğlak ve Yengeç burcu olanlar, diş ve diş eti bakımını ihmal etmemeli. Ayrıca saç, cilt ve kemik yapılarını güçlendirecek destek almaları, özellikle dizlerini korumaya dikkat ederlerse sorun yaşamazlar.

Aslan ve Kova burcu, daha sakin ve dingin bir günlük yaşam planı yapmaya başlamalılar. Aşırı fiziksel faaliyetlerden kaçınmaları sayesiyle sağlık sorunu ile karşılaşmazlar.
Balık burcu göz ve görme problemi ile karşılaşabilir, gözlerini kontrol ettirmeli ve korumalılar.
Başak burçları tatil, eğlence ortamlarında, spor faaliyetlerinde küçük sakatlıklar ve ayak burkulmaları ile karşılaşabilir, sakin ve dikkatli olmalılar.

Yaylar estetik diş onarımı, saç ekimi vb ihtiyaçlar için küçük operasyonlar yaptırabilirler.
Boğa ve Akrepler kilo alabilir ve sıkılabilirler, şimdiden kilolarını kontrol altına alacakları bir program yapmaları uygun olur.


Koç burcu sindirim sistemi hassas olduğu için beslenmesine özen göstermeli ve tansiyon problemi ile karşılaşmamak için sağlık kontrollerini ihmal etmemeli.

İkizler ve Terazi burçlarında sağlık hassasiyeti gözlenmemekle beraber Haziranın son haftasından Ağustos ayı sonuna kadar sinir sistemlerini güçlendirecek, yatıştıracak formül bulmaları ve programlarını düzenlemeliler.

Hangi burçlar aşkta daha şanslı bir yıl yaşayacak?
Yılın en başında itibaren önemli enerji taşıyan gezegenler burç değiştirdi. Tüm burçlar içsel uyarılacak ve bu enerji değişiminden faydalanarak kalıcı ilişkilere yöneleceklerini söylemek mümkün. Bu bölümde de yükselen burca bakılması önerilir.
Balık, Akrep burçları başta olmak üzere Yengeç aşkın rüzgârına kapılacak olanlar.

Çalkantılı aşkın sersemlettiği Yay ve Aslanlar istikrara kavuşarak ilişkilerini sağlamlaştırabilirler. Oğlaklar aşkta netlik yakalayarak huzur bulacaklar.

Diğer burçlar Koç, Boğa, Terazi özgür/bekâr kalmakla yuva kurmak ikilemine düşebilir. İkizler, Başak yoğun iş temposundan zaman ayırır ve fırsatları görürlerse beklenmedik aşk kapılarını çalacak. Bu yılın en sürpriz aşkı Kova burcunda ortaya çıkacak.

Hangi burçların iş yaşamı önemli değişiklikler bekliyor?
Tüm burçların çalışma alanında yenilenmesi olasılıklar arasında. Para alanı Mayıs ayından itibaren değişmeye başlayacağı için sektörel uygulamalarda da güncellenme kaçınılmaz görünüyor. Yeniliğin heyecan verici olacağını ve çalışma isteğini yükselteceğini öngörebiliriz. Bu soruda sadece bazı burçlara uyarıda bulunmalıyız.


Koçlar: görev pozisyonlarını korumalı çünkü terfi alabilir, kariyer çabalarının sonucu memnun edici olabilir. Kişisel gelirleriyle yatırım yapacaklar ise bu yatırımın sağlam olmasına da özen göstermeliler.

Aslan ve Yaylar: iş değişimi olasılıklar arasında bulunuyor.
Oğlaklar: iyi bir çalışma sürdüreceklerini söylerken, gelir kaynağı işlerini riskli davranışlarla bozmamalı iş boşluğuna düşmekten kaçınmalılar.

Ülkemizde 2018 egemen güçleri nasıl etkileyecek?
Ülkemiz çok sıkışık bir dönemden geçmekte. Birçok alanda kuşatılma tehdidi altında bulunuyor. Fakat hal böyleyken oldukça güçlü bir konuma gelecek. Türkiye, dünyanın süregelen olumsuz gidişatından sıyrılıp ya tam bağımsız ya da bağlı bulunduğu (NATO vb.) gibi güçlerin gerektirdiği yükümlülükler kadar görev almaya uygun olan gezegenlerin enerji akışı altında. Ülkemizde yaşayanların birleşerek dış güçlerin tüm entrikalarını bozguna uğratacağını söylemek mümkün. Evet, bazı değişiklikler gözleniyor. Yeni bir oluşum, politikanın seyrini de değişime uğratabilir.

Ülkemiz ekonomisinde olumsuz gelişmeler olacak mı?
Finans akışına bakıldığında, her ülkede ekonomik daralma hissedileceğini söylemek sürpriz olmaz. Haliyle ülkemizde daralmadan pay alacaktır. Bizlerinde kemer sıkmamız olasılıklı. Yine de büyük oranlı bir krizden bahsedemeyiz. Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren ekonomide büyük değişiklikler olmaya başlayacak ve YEDİ YIL içinde bildiğimiz para yürürlükten kalkacak diyebiliriz. 

Ayrıca kökeni belli olmayan ve son dönemde günlük finans işlemlerinde yer alan sanal parayı kullananlar dikkatli hareket etmezlerse Ekim-Kasım aylarında büyük bir açmaza düşebilir, kapıldıkları girdaptan, hapsoldukları labirentten çıkmaları zor olabilir. Ana gelirlerini riske ederlerse kayıp yaşamaları kaçınılmazdır.

2018 hangi enerjileri harekete geçirecek?
Öncelikle toprak enerjisini güçlendirecek ve baş döndürücü savrulmaların yavaşlamasına neden olacak. Tutulmaların olacağı Aslan ve Kova burçları sabit - değişmez nitelikli olduğundan, Aslan “ben yönetirim” derken Kova “önce insanlık, biz biriz” diyeceğinden büyük bir zıtlaşma olabilir. Dünyanın büyük otoritesi olanlarda önce acımasızlık, dediğim dedik tavırları görmek mümkün. Hükmü dolanlar gitmeden önce kaos çıkarmak için bir hayli mücadele edebilirler.

2017 yılı sonundan itibaren Satürn Oğlak burcunda ilerlemeye başladı. Önemli bir gezegen olan ve astrolojide “büyük öğretmen” olarak tanımlanan Satürn, Oğlak burcuna yerleşti. Satürn gezegeni, insanlarda sabırlı hareket etmeyi, zamanı düzenlemeyi, iradeyi ve içsel kararlılığı temsil eder. Ülkeler ve kitleler üzerinde ise geleneklere sahip çıkmayı, atalardan kalan kültürü hatırlamayı enerjisiyle uyandırır.

Satürn Oğlak burcundayken ise, gelenekselliği, statüyü, yer edinmeyi, kazanılan otoriteyi, muhafazakârlığı temsil eder. Bunun sonucunda ülkeler iç sorunlarına yönelerek hem sınırlarını muhafaza etmek üzere savunmaya çekilebilir hem de unutulmaya yüz tutan geleneklerine geri dönecekleri söylenebilir.

Satürn’ün neyi temsil ettiğini, Oğlak burcunun özelliğini ve Satürn – Oğlak birlikteliğini açıkladık. Satürn’ün ülkemize etkilerine gelince, olumlu ve bünyemizde bulunan değerleri korumaya almamıza imkân verirken dıştan gelen olumsuz tavırlara karşı da sınırlayıcı bir enerji veriyor. Ortaklıklarımızı ve birlikte hareket ettiğimiz ülkeleri ve beraberinde bize gizli düşman olan ve tehdit unsurları taşıyan güçlerin bulunduğu alana yerleştiği için, gerçek dostun ve düşmanın görünür hale gelmesindeki etkisinden dolayı bütün oyunlarının boşa çıkacağına işaret ediyor.

İkinci önemli gezegen olan Uranüs, Mayıs ayı ortasında Boğa burcunda ilerlemeye başlayacak. Her türlü madde esaretini bitirmemize olanak vereceğini bilmeliyiz. Bu görünüm hem doğanın önemini hatırlatacak, hem de ülkemizin dışa bağımlılığını sonlandıracak bir uyanışı başlatacak.

Astrolojide önemli olan bir tanımın nedenine açıklık getirerek devam edelim.
Ay haricindeki gezegenlerin ‘yer’den gözlemlendiğinde geri gidiyormuş gibi görünmeleridir. Doğal döngülerinde hiçbir gezegen geriye doğru dönmez fakat dönüş hızlarına göre bazen çekim/itinim etkisiyle o gezegene göre Dünya hızlanır ve haliyle Dünya’dan gözlemlendikleri için durağan veya geri gidiyormuş gibi görünürler. Bu görünümle insan algısında da farklı bir tetiklenme oluşur.

25 Haziran – 30 Ağustos’a kadar yüksek fiziki gücü, cesareti ve öfkeyi sembolize eden Mars, Kova burcunda geri hareketli olacak. Bu gösterge sınırlarımızı tehdit eden terörün belinin kırılacağına işaret olarak alınabilir. Ayrıca terör örgütleriyle flört eden ülkeler bazı terör saldırılarına maruz kalabilirler.

Ülkemiz Akrep burcunun enerji hattında bulunuyor. Akrep burcu doğum anı ile ölüm anının geçiş kapısı olarak tarif edilebilir. Başta kendimiz ve yaşam amacımız olmak üzere dünyaya ‘ihanet’ etmememiz gerektiğini ifade eder.
Etki – Tepki /Sebep – Sonuç yasasının da en toleranssız olduğu, ruhun en derin algılandığı alandır. Bu evrensel yasa “Ne ekersen onu biçersin” diye açıklanır.

Güzel sanatların ve ilahi yasaların koruyucusu, tıbbın ilham kaynağı, vicdan terazinin ustası, adalet için kanun yapıcı Jüpiter (Apollon), aynı zamanda ‘kehanet tanrısı’ olduğundan üst plânlarla kurulan iletişimi de sembolize etmektedir.

Bolluğun habercisi, huzur ve güvenin besleyicisi, aklımızı kullanmamızın yardımcısı
Jüpiter’in enerjisi, içimizdeki değerlendirme potansiyelini ortaya çıkarır ve konuların üzerine mercek tutarak onları tam anlamıyla görüp kavrayabilmemiz için büyütür.

12 Ekim 2017 tarihinde Jüpiter, Akrep burcunda ilerlemeye başladığında ülkemizin yıldızı daha çok parlamaya başlamıştı. Dikkatler Anadolu’ya odaklandı. Bu ışıltı ülke gücünü, yer altı değerlerini ve stratejik önemini yükseltti.

Jüpiter adaleti, sağlığı, iyimserliği ve değerlendirme anlayışını sembolize eder. Akrep burcu da doğum/ölüm ve her türden gizemi barındırır. Korkulardan kurtulma cesaretini de duygu ve düşüncelerde uyandıran bir özelliği vardır. Niteliği sabit, maddesi suyun donmuş durağan, derin ve göllenmiş hali ile temsil edilir.

Türkiye demek Anadolu demek olduğundan bu coğrafyanın aldığı güçlü enerji ve evrensel ışıkla ‘yeniden yapılanan dünya düzeninin, günlük yaşam modelinin’ öncülüğünü yapmaya hazırlanıyor.

4 Ekim – 17 Kasım döneminde Jüpiter Akrep burcunda ilerlerken geri hareketli olacak. Jüpiter geri hareketli olduğu zamanlarda duygusallaşır ve hatalarımızı hatırlar pişmanlığa kapılabiliriz. Dolayısıyla şimdilerde günü kurtarmak adına,  duygusal zaafa düşersek, kısa vadeli ve çıkar gözetilerek yapılan maddi yatırımlar sağlam temellere dayanmaz ise pişmanlığa düşebiliriz. Gelişigüzel ve anlık getiri beklentisinin hata olacağını göz önünde bulundurmalı ve dikkat edilmeli.

Hepimize hayırlı, uğurlu, huzur dolu bir yıl olsun!

Hiç yorum yok: